İsveç’den Bofors 57Mk3 anlaşması

İsveç, deniz kuvvetlerinin hava ve su üstü tehditlerine karşı savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla BAE Systems ile dört adet Bofors 57Mk3 deniz topu sistemi ve 57 mm 3P programlanabilir mühimmat tedarikini kapsayan sözleşme imzaladı. Teslimatların 2028 ve 2029 yıllarında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
İsveç Savunma Malzeme İdaresi (FMV) tarafından verilen sipariş kapsamında, yeni sistemlerin bazı gemilerde mevcut deniz toplarının yerini alması öngörülüyor. İsveç Donanması envanterinde hâlihazırda bulunan Bofors 57Mk3, özellikle insansız hava ve su üstü araçlarına karşı çok rollü angajman kabiliyetiyle öne çıkıyor.
Hava ve su üstü hedeflerine karşı çok rollü ateş gücü
BAE Systems Bofors tarafından üretilen 57Mk3, hava savunması, su üstü harbi ve denizden kara hedeflerine ateş desteği görevleri için geliştirildi. Sistem, farklı hedef türlerine karşı kullanılabilen 57 mm mühimmatları sayesinde tek bir top üzerinden çeşitli angajman senaryolarını destekliyor.
Dakikada 240 atışa, yani saniyede dört atış hızına ulaşabilen sistem, yoğun ve hızlı gelişen tehditlere karşı kısa sürede yüksek miktarda ateş gücü oluşturabiliyor. Topun azami menzili yaklaşık 17 kilometre olarak belirtiliyor.
Bofors 57Mk3’ün otomatik yükleme mekanizması, mühimmat seçiminin ve atış sürecinin hızlı biçimde yürütülmesine imkân tanıyor. Sistem ayrıca farklı mühimmat türleri arasında süratle geçiş yapabilecek şekilde tasarlandı. Atış hızını ve hedefe yönelik hassasiyeti destekleyen unsurlar arasında namlu çıkış hızını ölçen radar da bulunuyor.
Top sistemi, atışa hazır 120 mühimmat taşıyabiliyor. Bu kapasite, özellikle birden fazla tehdidin kısa aralıklarla ortaya çıktığı durumlarda geminin müdahale imkânlarını destekliyor.
3P mühimmatı farklı tehditlere uyarlanabiliyor
Sözleşmenin önemli unsurlarından biri, Bofors 57 mm 3P mühimmatı. İngilizce adıyla Pre-fragmented, Programmable, Proximity-fused olarak tanımlanan mühimmat; önceden parçacıklandırılmış yapısı, programlanabilir çalışma biçimi ve yaklaşma tapası sayesinde farklı hedef türlerine karşı kullanılabiliyor.
Mühimmatın çalışma modu, görevin ve hedefin özelliklerine göre ayarlanabiliyor. Bu yaklaşım, hava hedefleri ile su üstündeki tehditlere karşı aynı top sisteminden farklı angajman biçimleriyle yararlanılmasını sağlıyor.
Özellikle küçük insansız hava araçları ve insansız su üstü araçları, deniz kuvvetleri açısından giderek daha fazla önem kazanan tehditler arasında bulunuyor. Bu tür hedefler, düşük boyutları ve farklı hareket profilleri nedeniyle tespit ve angajman süreçlerinde zorluk oluşturabiliyor.
Programlanabilir mühimmat kullanımı, hedefin özelliklerine uygun bir ateşleme düzeni seçilmesine olanak tanıyarak topun farklı tehditlere karşı etkinliğini artırmayı amaçlıyor. Bununla birlikte gerçek angajman başarısı hedefin boyutuna, hızına, mesafesine ve çevresel koşullara bağlı olarak değişiyor.
Visby ve Gävle sınıfı korvetlerde kullanılıyor
Bofors 57Mk3, İsveç Donanması tarafından Visby ve Gävle sınıfı korvetler dâhil olmak üzere çeşitli gemilerde kullanılıyor. Yeni sipariş kapsamında bazı gemilerde mevcut topların değiştirilmesi planlanıyor.
Bu yaklaşım, yeni gemilerin inşasından bağımsız olarak mevcut platformların ateş gücünün ve tehditlere karşı müdahale kabiliyetinin geliştirilmesini sağlayacak. Teslimatların 2028-2029 dönemine yayılmasıyla modernizasyon çalışmalarının aşamalı biçimde yürütülmesi bekleniyor.
FMV’nin gemi sistemlerinden sorumlu birim yöneticisi Olof Öhrström, siparişin özellikle hava ve su üstü insansız araçlarından kaynaklanan tehditlere karşı donanmanın kabiliyetini güçlendireceğini belirtti.
BAE Systems Bofors Pazarlama ve Satış Direktörü Stefan Löfström ise sözleşmenin, İsveç Silahlı Kuvvetleri ve FMV ile uzun süredir devam eden iş birliğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Deniz harbinde insansız tehditlere karşı savunma
İsveç’in yeni siparişi, deniz kuvvetlerinin yalnızca geleneksel gemilere ve hava araçlarına karşı değil, düşük maliyetli insansız sistemlere karşı da savunma kapasitesini geliştirme çabasının bir parçası.
İnsansız hava araçları, küçük su üstü araçları ve sürü hâlinde hareket edebilen sistemler, gemilerin yakın savunmasında hızlı tepki verebilen silahların önemini artırıyor. Bu ortamda yüksek atış hızına, farklı mühimmat seçeneklerine ve otomatik hedef angajmanını destekleyen atış kontrol altyapısına sahip deniz topları öne çıkıyor.
Bofors 57Mk3’ün 3P mühimmatıyla birlikte kullanılması, İsveç Donanması’na farklı tehdit türlerine karşı esnek bir ateş gücü sunmayı amaçlıyor. Ancak sistemin etkinliği, geminin radar ve elektro-optik sensörleriyle entegrasyonuna, hedef tespit kalitesine ve diğer hava savunma unsurlarıyla koordinasyonuna da bağlı olacak.
Kaynak: M5, Defence Post



