İsrail’den Avrupa’ya PULS sistemleri satışı

İsrailli savunma şirketi Elbit Systems, kimliği açıklanmayan bir Avrupa ülkesine PULS çok namlulu roketatar sistemleri ve EXTRA-MR hassas güdümlü füzeler tedarik etmek üzere yaklaşık 235 milyon dolar değerinde sözleşme imzaladı.
Üç yıl içerisinde tamamlanması planlanan anlaşma, fırlatma sistemlerinin yanı sıra ilgili topçu platformlarını ve lojistik destek paketini de kapsıyor.
Şirketin açıklamasına göre teslimatlar, Avrupa’daki müşterinin uzun menzilli hassas ateş desteği kapasitesini geliştirmeyi amaçlıyor. PULS’un farklı mühimmat türlerini aynı platform üzerinden kullanabilmesi, sistemin operasyonel esnekliğini artıran temel özellikler arasında bulunuyor.
EXTRA-MR füzeleriyle 80 kilometreye kadar hassas vuruş
Sözleşmenin önemli bileşenlerinden biri olan EXTRA-MR, yüksek değerli hedeflere karşı kullanılmak üzere geliştirilen hassas güdümlü bir füze olarak öne çıkıyor. Üretici tarafından açıklanan menzili 80 kilometreye kadar ulaşan mühimmat, PULS fırlatma sistemleriyle ve mevcut komuta, kontrol, haberleşme, bilgisayar ve istihbarat (C4I) altyapılarıyla entegre çalışabiliyor.
Uydu destekli ve ataletsel seyrüsefer sistemlerini bir arada kullanan güdüm mimarisi, füzenin hedefe yüksek hassasiyetle yönelmesini sağlıyor. Ataletsel seyrüsefer sistemi, füzenin hareketini ve konumunu ölçerek uçuş rotasını hesaplıyor; uydu navigasyonu ise bu hesaplamaların düzeltilmesine yardımcı oluyor.
Bu tür bir birleşik güdüm mimarisi, uygun uydu sinyali koşullarında hedefleme hassasiyetini artırırken, uydu sinyallerinin kesintiye uğradığı durumlarda ataletsel sistemin önemini korumasını sağlıyor. Bununla birlikte, gerçek muharebe koşullarındaki performans; elektronik karıştırma, hedef koordinatlarının doğruluğu ve kullanılan mühimmat konfigürasyonu gibi faktörlerden etkilenebiliyor.
PULS farklı mühimmatlarla görev yapabiliyor
PULS (Precise & Universal Launching System), kökeni İsrail Military Industries tarafından geliştirilen Lynx roket topçusu sistemine dayanan modüler bir çok namlulu roketatar platformu. İsrail Military Industries’in Elbit Systems bünyesine katılmasının ardından sistem, farklı mühimmat ailelerini ortak bir fırlatma altyapısında kullanabilecek şekilde geliştirildi.
PULS’un temel tasarım yaklaşımı, değiştirilebilir taşıma-fırlatma podlarına dayanıyor. Platformda bulunan iki fırlatma bölümü, görevin gereksinimlerine göre farklı roket ve füze türleriyle donatılabiliyor. Böylece aynı araç ailesi, farklı menzil ve harp başlığı seçenekleriyle görev yapabiliyor.
Üretici tarafından açıklanan başlıca mühimmat seçenekleri şunlar:
-
AccuLAR-122: Her podda 18 roket taşıyabiliyor ve yaklaşık 35 kilometreye kadar menzil sunuyor.
-
AccuLAR-160: Her podda 10 roket bulunuyor; açıklanan menzili 40 kilometreye kadar ulaşıyor.
-
EXTRA: Her podda dört füze taşınabiliyor. Mühimmatın farklı konfigürasyonları için 150 kilometreye kadar menzil bildiriliyor.
-
Predator Hawk: Her podda iki füze taşıyabiliyor ve yaklaşık 300 kilometreye kadar menzile sahip olduğu belirtiliyor.
Bu mühimmat ailesi, PULS’un yakın ve orta menzilli ateş desteğinden daha derindeki hedeflere yönelik taarruz görevlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılmasını mümkün kılıyor. Ancak her mühimmatın menzili, harp başlığı ve hedefleme kabiliyeti birbirinden farklı olduğundan, sistemin operasyonel kapasitesi seçilen mühimmat türüne göre değişiyor.
EXTRA mühimmatının teknik özellikleri
EXTRA (Extended Range Artillery) füzesinin çapı 306 milimetre, uzunluğu yaklaşık 4,7 metre ve toplam ağırlığı yaklaşık 450 kilogram olarak açıklanıyor. Füze, yüksek infilaklı parçacık etkili veya delici tipte, 120 kilograma kadar ağırlığa sahip harp başlığı seçenekleriyle kullanılabiliyor.
EXTRA ve EXTRA-MR ailesinde hassasiyetin sağlanmasında uydu destekli navigasyon ile ataletsel seyrüsefer sisteminin birlikte çalışması önemli rol oynuyor. Üretici kaynaklı teknik bilgilerde, uygun koşullarda dairesel hata olasılığının (CEP) 10 metrenin altında olduğu belirtiliyor.
CEP, belirli bir atış grubundaki mühimmatların yarısının içine düşmesinin beklendiği dairenin yarıçapını ifade ediyor. Dolayısıyla bu değer, her atışın hedefin 10 metre yakınına düşeceği anlamına gelmiyor; sistemin istatistiksel isabet performansını tanımlıyor.
EXTRA ile EXTRA-MR’nin menzil verileri de birbirinden ayrılmalı. EXTRA ailesinin bazı konfigürasyonları için 150 kilometreye kadar menzil bildirilirken, sözleşmede adı geçen EXTRA-MR’nin açıklanan menzili 80 kilometreye kadar çıkıyor.
Hareketli platform ve hızlı konuşlanma
PULS fırlatma sistemi, farklı üreticilerin tekerlekli askeri araç şasilerine entegre edilebilecek şekilde tasarlanıyor. Tatra, MAN ve Scania gibi üreticilerin uygun taşıma kapasitesine sahip şasileri, sistemin farklı lojistik ve operasyonel gereksinimlere göre yapılandırılmasında kullanılabiliyor.
Üretici verilerine göre PULS, yürüyüş konumundan atışa hazır duruma üç dakikadan kısa sürede geçebiliyor. Bu özellik, ateş desteği görevlerinde zaman kaybını azaltmayı ve atış sonrasında mevzi değiştirme kabiliyetini desteklemeyi amaçlıyor.
Tekerlekli platform mimarisi, uygun yol koşullarında yüksek hareket kabiliyeti ve lojistik kolaylık sağlayabiliyor. Bununla birlikte, arazi performansı, koruma seviyesi ve hareket kabiliyeti tercih edilen araç şasisine göre değişebiliyor.
PULS Avrupa pazarında yaygınlaşıyor
PULS ve türevleri, İsrail’in yanı sıra çeşitli Avrupa ülkelerinin de tedarik programlarında yer alıyor. Hollanda ve Danimarka sistemi tercih eden ülkeler arasında bulunurken, Almanya’nın MARS 3 programı da PULS tabanlı bir çözümle ilişkilendiriliyor.
Sistemin uluslararası pazardaki konumu, Avrupa ordularının uzun menzilli hassas ateş desteğine yönelik ihtiyaçlarının arttığı bir dönemde önem kazanıyor. Üreticiye göre; modüler fırlatma mimarisi sayesinde farklı mühimmat tiplerinin aynı platform üzerinden kullanılabilmesi, ülkelerin farklı görevler için ayrı fırlatıcı filoları oluşturma ihtiyacını azaltabilecek bir avantaj sunuyor.
Kimliği açıklanmayan Avrupa ülkesiyle imzalanan 235 milyon dolarlık sözleşme de bu eğilimin yeni örneklerinden biri. Anlaşmanın üç yıllık teslimat takvimi, müşterinin yalnızca füze tedarik etmekle kalmayıp fırlatma sistemleri, destek altyapısı ve lojistik unsurlarıyla birlikte bütünleşik bir roket topçusu kabiliyeti oluşturacağını gösteriyor.
Kaynak: Militaryni.



