ABD’nin John F. Kennedy uçak gemisi ön kabul aşamasına ulaştı

ABD Donanması, geleceğin USS John F. Kennedy (CVN-79) uçak gemisi için inşa sürecinin son aşamalarından birini daha tamamladığı açıklandı.
Donanma, HII bünyesindeki Newport News Shipbuilding tarafından inşa edilen nükleer tahrikli uçak gemisinin ön kabulünü gerçekleştirerek geminin resmî teslimat öncesindeki deniz testleri ve mürettebat eğitimleri için önemli bir eşiği geride bıraktı.
Ön kabulün tamamlanmasıyla birlikte CVN-79’un mürettebatının denizde daha kapsamlı test ve eğitim faaliyetleri yürütmesinin önü açıldı. Geminin ABD Donanması tarafından resmen kabul edilmesinin ise Mart 2027’ye kadar gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Teslimat öncesi son testler sürüyor
USS John F. Kennedy daha önce yapımcının deniz denemelerini ve Donanmanın kabul testlerini tamamlamıştı. Bu testlerin ardından ABD Donanması, geminin yaklaşık yüzde 99 oranında tamamlandığını açıklamıştı.
Buna rağmen gemide bazı kritik sistemlerin entegrasyon ve test faaliyetleri devam ediyor. Bunların başında 11 adet Advanced Weapons Elevator (AWE) sistemi geliyor. Uçak gemisinde mühimmatın farklı güverte seviyeleri arasında hızlı ve güvenli biçimde taşınmasını sağlayan bu gelişmiş silah asansörlerinden yedisi Ağustos ayında Donanmaya devredildi.
Kalan dört AWE’nin test ve teslim işlemleri ise Newport News Shipbuilding tarafından yürütülüyor. Bu sistemler, Ford sınıfının önceki Nimitz sınıfından ayrıştığı önemli teknolojik unsurlar arasında yer alıyor.
ABD Donanması Gerald R. Ford sınıfı yeni inşa program yöneticisi Kaptan Mark Johnson, ön kabulün gemi ve mürettebat açısından yeni bir dönemin başlangıcını oluşturduğunu belirterek, denizde daha fazla test ve eğitim gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
100 bin tonluk nükleer uçak gemisi
USS John F. Kennedy, ABD Donanmasının Gerald R. Ford sınıfındaki ikinci nükleer enerjili uçak gemisi olarak inşa ediliyor. Yaklaşık 337 metre uzunluğundaki geminin tam yük deplasmanı yaklaşık 101.600 metrik ton seviyesinde bulunuyor.
Gemide 75’ten fazla hava aracı için operasyon kapasitesi bulunuyor. Ford sınıfının tasarımında yalnızca geminin boyutu değil, uçakların daha yüksek sorti temposuyla kullanılabilmesi ve uçuş operasyonlarının daha etkin yürütülmesi hedefleniyor.
CVN-79’un operasyonel mimarisinde özellikle yeni nesil uçak kaldırma ve mühimmat transfer sistemleri ile gelişmiş uçak yakalama sistemleri öne çıkıyor. Bu teknolojiler, uçak gemisinin hava operasyonlarındaki çevrim süresinin azaltılması ve daha yüksek operasyonel verim elde edilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Teslimat takvimi neden gecikti?
USS John F. Kennedy’nin inşasına 2011 yılında başlandı. Ancak geminin teslimat takvimi birkaç kez ertelendi. İlk olarak Haziran 2024’te teslim edilmesi planlanan geminin takvimi önce Temmuz 2025’e, ardından Mart 2027’ye kaydırıldı.
Gecikmelerin önemli bölümünü, gemiye entegre edilen yeni sistemlerin tamamlanması ve test edilmesi oluşturdu. Özellikle gelişmiş uçak yakalama sistemi (Advanced Arresting Gear – AAG) ile Advanced Weapons Elevator sistemlerinin entegrasyonu, geminin teslimat sürecinin uzamasında etkili oldu.
Bu sistemlerin uçak gemisinin günlük operasyonlarında doğrudan rol oynaması nedeniyle Donanma, yalnızca geminin fiziksel olarak tamamlanmasını değil, sistemlerin güvenilir şekilde çalıştığının doğrulanmasını da teslimatın temel şartlarından biri olarak değerlendiriyor.
50 yıllık operasyon ömrü hedefleniyor
USS John F. Kennedy’nin teslimatının ardından yaklaşık 50 yıl boyunca aktif deniz hizmetinde tutulması planlanıyor. Gemi, selefi ve sınıfının ilk gemisi olan USS Gerald R. Ford (CVN-78) gibi ABD’nin küresel güç aktarımı, hava operasyonları ve deniz savunması görevlerinde kullanılacak.
CVN-79’un hizmete girmesi aynı zamanda ABD Donanmasının Ford sınıfına geçiş sürecindeki bir başka önemli aşamayı temsil ediyor. Bu sınıf, Nimitz sınıfı uçak gemilerinin yerini almak üzere geliştirildi ve elektromanyetik uçak fırlatma sistemi (EMALS), gelişmiş uçak yakalama sistemi ve yeni nesil mühimmat asansörleri gibi teknolojilerle daha yüksek operasyonel kapasite hedefliyor.
Kaynak: M5, Defence Post



