ABD’den düşük maliyetli hipersonik füze üretimi hamlesi

Hipersonik silahlar uzun yıllardır dünyanın en pahalı hassas taarruz mühimmatları arasında yer alırken, ABD Donanması bu alanda maliyetleri radikal şekilde düşürmeyi hedefleyen yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor.
ABD Donanması, Kaliforniya merkezli savunma teknolojileri girişimi Castelion Corp. ile Blackbeard hipersonik füzesinin 50 adet erken operasyonel kabiliyet ön üretim prototipi ve bunlara ait 50 adet taşıma-depolama konteynerinin üretimi için 23,4 milyon dolarlık sözleşme imzaladı.
12 Haziran 2026 tarihinde verilen sözleşme, hipersonik silahların bugüne kadar görülmemiş maliyet ve üretim hızlarında sahaya sürülmesini amaçlayan programın son aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Hedef: Seri üretilebilir hipersonik füze
Blackbeard, Mach 5’in üzerinde hızlara ulaşabilen düşük maliyetli bir hipersonik taarruz füzesi olarak geliştiriliyor.
Ses hızının en az beş katı süratle hareket eden füze, geleneksel seyir füzelerine kıyasla daha karmaşık uçuş profilleri izleyerek modern hava savunma sistemleri tarafından önlenmesini zorlaştırmayı hedefliyor.
Mevcut sözleşme geliştirme aşamasındaki prototipleri kapsasa da programın asıl amacı, hipersonik silahları binlerce adet üretilebilecek maliyet seviyelerine indirmek.
Bu yaklaşım, bugüne kadar genellikle sınırlı sayıda ve çok yüksek maliyetle üretilen hipersonik silah konseptinden önemli ölçüde ayrılıyor.
Pentagon üretim hızını artırıyor
Sözleşme, “Düşük Maliyetli ve Yüksek Üretilebilir Uzun Menzilli Taarruz Silahı Üretimi” başlıklı Küçük İşletme İnovasyon Araştırmaları (SBIR) Faz III programı kapsamında yürütülüyor.
Çalışmaların yüzde 75’i New Mexico eyaletindeki Rio Rancho tesislerinde, kalan kısmı ise Kaliforniya’nın Torrance kentinde gerçekleştirilecek. Programın Aralık 2027’de tamamlanması planlanıyor.
Blackbeard projesi son aylarda hızla büyüyen bir yatırım ve sözleşme trafiğiyle dikkat çekiyor.
Şirket, Şubat 2026’da tam ölçekli prototip geliştirme ve uçuş testleri için 50 milyon dolar, Nisan 2026’da ise füzenin F/A-18 Super Hornet savaş uçaklarına entegrasyonu ve Hint-Pasifik bölgesinde gerçekleştirilecek atış testleri için 105 milyon dolarlık ek sözleşme almıştı.
İki buçuk yılda 25’ten fazla uçuş testi
Programın en dikkat çekici yönlerinden biri geliştirme hızı oldu.
Castelion, sıfırdan başlanan tasarım sürecinden itibaren iki buçuk yıldan kısa sürede 25’in üzerinde uçuş testi gerçekleştirdi.
Şirket ayrıca New Mexico’da 1.000 dönümlük “Project Ranger” isimli hipersonik füze üretim kampüsüne 250 milyon doların üzerinde özel sermaye yatırımı yaptı.
Katı yakıtlı roket motorları, güdüm sistemleri ve nihai montaj süreçlerinin aynı kampüste yürütülmesi planlanırken, toplam 21 üretim tesisinin 2026 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
Mayıs 2026’da ABD Savunma Bakanlığı ile Castelion arasında imzalanan çerçeve anlaşması kapsamında testlerin tamamlanmasının ardından yılda en az 500 Blackbeard füzesinin satın alınması öngörülüyor. İlerleyen dönemde bu rakamın binlerce adede çıkarılabileceği belirtiliyor.
Denizden, karadan ve havadan fırlatılabilecek
Blackbeard’ın yalnızca savaş uçaklarından değil, farklı platformlardan da kullanılabilmesi hedefleniyor.
Şirket, 11 Haziran’da yaptığı açıklamada füzenin Saronic Technologies tarafından geliştirilen Marauder insansız su üstü aracıyla entegre edileceğini duyurdu.
2027 yılında gerçekleştirilmesi planlanan denizden atış gösterimiyle birlikte Blackbeard’ın üçüncü bir fırlatma platformuna daha kavuşması bekleniyor.
Yaklaşık 55 metre uzunluğundaki Marauder, mürettebatsız görev yapabilen orta sınıf insansız su üstü aracı olarak geliştiriliyor.
Bunun yanı sıra füzenin, ABD Kara Kuvvetleri’nin kullandığı M142 HIMARS platformuna entegrasyonu üzerinde de çalışılıyor.
“Daha fazla noktadan daha fazla atış”
Saronic Technologies Kurucu Ortağı ve CEO’su Dino Mavrookas, Marauder ile Blackbeard entegrasyonunun rakip ülkelerin savunma planlamalarını önemli ölçüde zorlaştıracağını belirtti.
Castelion Kurucu Ortağı ve CEO’su Bryon Hargis ise yeni sistemin savaş alanındaki esnekliği artıracağını vurgulayarak, “Blackbeard ve Marauder, savaşçılarımıza daha fazla noktadan, daha fazla atış yapabilme ve daha az kısıtlamayla hareket edebilme imkânı sağlayacak” ifadelerini kullandı.
ABD’nin bu programla birlikte hipersonik silahları yüksek maliyetli stratejik varlıklar olmaktan çıkarıp, seri üretilebilen ve yoğun şekilde kullanılabilen mühimmat kategorisine dönüştürmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



