ABD’den İtalya’ya amfibi zırhlı araç onayı

ABD Dışişleri Bakanlığı, İtalya’ya 30,6 milyon dolar değerinde Amfibi Hücum Aracı (AAV) satışını onayladı.
Olası satış kapsamında üç adet AAVC-7A1 komuta kontrol varyantı ile dört adet AAVR-7A1 kurtarma konfigürasyonuna sahip araç yer alıyor.
Paket ayrıca radar izini azaltan kamuflaj ağları, mühendislik ekipmanları, teknik dokümantasyon ve lojistik destek unsurlarını da içeriyor.
Washington yönetimine göre söz konusu satış, İtalya’nın Avrupa’daki tehditlere karşı seferî harekât kabiliyetlerini güçlendirecek.
ABD ayrıca anlaşmanın, NATO müttefiki İtalya’nın bölgedeki siyasi istikrarı ve ekonomik gelişimi destekleme hedeflerine katkı sağlayacağını belirtti.
ABD Deniz Piyadeleri envanterinden karşılanacak araçların teslimatının, Amerikan savunma hazırlık seviyeleri üzerinde herhangi bir olumsuz etki oluşturmayacağı da vurgulandı.
Emekli amfibi platform yeniden hizmete giriyor
AAV, 1970’li yıllarda BAE Systems tarafından geliştirilen, paletli amfibi çıkarma aracı olarak biliniyor. Uzun yıllar ABD Deniz Piyadeleri tarafından kullanılan platform, 2025 yılında hizmetten çıkarılmıştı.
Araç; personel taşıma, komuta kontrol ve kurtarma görevleri için geliştirilen üç farklı varyantta sunuluyor. Her varyant üç kişilik mürettebat tarafından kullanılırken, 20’den fazla personel taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.
Silah sistemleri arasında 40 mm otomatik bomba atar ve 12,7 mm ağır makineli tüfek yer alıyor.
Kara ve denizde görev yapabiliyor
Yaklaşık 8 metre uzunluğundaki AAV, 45 mm kalınlığında alüminyum zırhla korunuyor. Araçta 400 beygir gücünde Detroit Diesel veya 525 beygir gücünde Cummins motor seçenekleri kullanılabiliyor.
Amfibi platform karada saatte 72 kilometre, suda ise yaklaşık saatte 13 kilometre hıza ulaşabiliyor.
Menzili kara şartlarında 480 kilometreye kadar çıkarken, denizde ise beşinci deniz durumu seviyesinde yaklaşık 20 deniz mili (37 kilometre) seyir gerçekleştirebiliyor.
İtalya’nın tedarik edeceği araçların, özellikle amfibi harekâtlar, lojistik destek görevleri ve kıyı bölgelerindeki hızlı konuşlanma operasyonlarında kullanılmasının planlandığı değerlendiriliyor.
Kaynak: M5, Defence Post



