Savunma Sanayiimiz Etki Alanını Yeni Yatırımcılarla Arttırabilir

Ne demiş atalarımız; “Ağaç dalıyla gürler.” Ne kadar çok güçlü dal olursa, o ağaç o kadar yüce olur. Bu tıpkı “Osmanlı Çınarı” olmak gibi, yeri göğü kapsamak demektir. O halde SSB ana gövde ise bu gövdenin dalları da milli savunma sanayii içinde olan, bu ülkeye inanan özel teşebbüslerdir.

Ülkemizde, Osmanlı’da II. Abdülhamit reformları ile başlayan ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında altyapısı oluşturulan savunma sanayii, özellikle 2002 yılından itibaren gelişerek varlığını sürdürmektedir. Uzun bir süreç geçiren bu sektör, geçmiş dönemlerde TC hükümetleri tarafından yeterli olarak desteklenmemiş ve dışa bağımlı bir yapı teşekkül etmiştir. Bugün ne mutlu ki savunma sanayiinin önemini idrak eden bir yönetim anlayışımız vardır. Gerçekten de 2023 hedefinin temel taşlarından biri, milli savunma sanayii olmuştur.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), 2017-2012 stratejik planında, temel amaçları ve hedefleri açıklayan dört ana stratejik alan tanımlanmıştı. Kısa sürede yerli ve milli olmak açısından büyük projelere ve başarılara imza atan SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, bu dört ana alanı şu şekilde ifade etmişti:

Modernizasyon projelerinde hız; kalite ve maliyet etkinlik; kabiliyet kazanımı için verimlilik yönetimi; teknolojik yetkinlikleri bilimsel birikimler ve deneyimler ile birleştirmek; stratejik insan kaynağı ve güçlü kurumsal yönetim.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde Türkiye, son yıllarda yerli ve milli savunma sanayii için önemli ve kararlı adımlar atmıştır. Bu ileriye dönük olarak atılan adımlarda SSB ciddi bir rol oynamakta ve adeta Türkiye’nin öncü kurumu işlevini görmektedir.

TEKELLEŞMENİN GETİRECEĞİ OLUMSUZ SONUÇLAR

SSB, Ar-Ge ve yenilik politikasına ayrı bir önem vermektedir.  Burada hedeflenen, teknoloji ve yenilik faaliyetlerinin özel sektör odaklı artırılarak faydaya dönüştürülmesi ve inovasyona dayalı bir ekosistem oluşturulması, markalaşmış teknolojisi yoğun ürünlerle ülkemizin küresel ölçekte yüksek rekabet gücü kazanmasını sağlamaktır. Bu kapsamda SSB tarafından, “Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim Programı” geliştirilmiştir. Programdaki ilkelerin ana başlıklarını şu şekilde ifade etmek mümkündür:

• İhtiyaçlara uygun çözümler üretirken uzmanlığı, hayal gücünü, bağımsız iradeyi kullanmak ve sorunların çözümüne, yüksek performansa odaklanmak.
• Kurumsal şeffaflık ile ulusal ve uluslararası gizliliği gözetmek.
• Kurum içi ve dışı paydaşlarla birlikte yapılan eş zamanlı ve uyumlu çalışmalarla elde edilen görevdeşliğin gücünden yararlanmak.
• Ortak ilke ve standartlarına olumsuz koşullarda bile bağlı kalmak.
• Her koşulda bilimselliği ön planda tutmak, olay ve olguları sorgulayıcı bakış açısıyla değerlendirmek.

Savunma sanayii sektörü, diğer sektörler gibi düşünülmemelidir. Teknoloji üretimi ve geliştirilmesi, bu teknolojilerin milli hale getirilmesi bakımından önemlidir. Savunma sanayii aynı zamanda piyasayı teknoloji gelişimi ve kullanımı açısından etkilemektedir.

Devamı M5 Dergisi Ekim 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir