Güneydoğu Avrupa İşbirliği’nde “Bölgeselcilik” Misyonu

Balkanlar, hem 20. yüzyılda hem de günümüz 21. yüzyılda stratejik öneme haiz bir bölge oldu/olacak. Bölgede her zaman küresel ve bölgesel güçler rekabet halindeydiler. (Eski) Yugoslavya’nın dağılmasında/parçalanmasında rol alanlar, aynı şekilde bölgeyi dizayn etmek içinde farklı plan/projeler ürettiler. Birçok süreç geçiren ‘Güneydoğu Avrupa İşbirliği’ de günümüze kadar devam edenlerden biridir!

Bölgeselcilik (regionalism) kavramı, bölgesel düzeyde devletler arasındaki işbirliğini geliştirmeye çalışan siyasal girişimlerdir. Bölgeselcilik genel bir olgu olmakla birlikte, aynı zamanda çeşitli alanlarda işbirliğinin geliştirilmesini temin etmek ve devletlerin öncülük ettiği resmi projelerdir/süreçlerdir.

Devletler arasındaki bu girişimler çeşitli normlar, değerler, hedefler ve fikirleri gündeme taşıyarak bölge düzeyinde bir uluslararası düzen veya toplum oluşturulmasına yöneliktir. Ekonomik, güvenlik ve siyasal alanda işbirliği, bu tür girişimlerin somut sonuçlarının tezahürüdür.

Uluslararası politikada ise bölgeselciliğin en somut göstergesi, bölgesel uluslararası örgütlerdir. Bölgesel örgütlerin vücut bulmasında coğrafi yakınlık temel etken olarak ortaya çıksa bile bu belirleyici olmamaktadır. Zira coğrafi yakınlığı olmayan ülkelerin de bölgesel örgütlere dâhil oldukları görülmüştür.

Bölgesel örgüt demek; ortak amaçların gerçekleştirilebilmesi için ülkeler arasında bölgesel düzeyde sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal veya güvenlik bağları yaratan ‘hükümetler arası’ antlaşmalar yoluyla oluşturulan yapıdır. Bu bağlamda Güneydoğu Avrupa İşbirliği’nin bölgesel misyonu değerlendirilerek analiz edilecektir.

‘ROYAUMONT SÜRECİ’

Güneydoğu Avrupa İşbirliği’nin (GDAİ) arkasında yatan temel anlayış, (eski) Yugoslavya’nın dağılması ile bölgede yaşanan olayların açtığı yaraları saracak ekonomik yeniden yapılanma çabalarına ivme kazandırmak ve bunlara özel sektörün de yardımıyla yenilerini eklemektir. Diğer bir ifadeyle GDAİ, Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasında bölgesel işbirliği ve istikrarı teşvik ederek, bölge ülkelerinin Avrupa Birliği’ne (AB) entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla kurulmuştur.

AB’nin girişimiyle (13 Aralık 1995) Fransa’nın Royaumont kasabasında toplanan 27 ülke, “Güney-Doğu Avrupa’da İstikrar ve İyi Komşuluk İlişkileri Süreci” Deklarasyonunu kabul etmiş idi. Ayrıca Madrid Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nde anılan bu deklarasyon, AB tarafından memnuniyetle karşılanmıştı.

‘Royaumont Süreci’ne (eski) Yugoslavya’yı oluşturan Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Hırvatistan ve Slovenya ile bu ülkelere komşu olan Arnavutluk, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya’nın yanı sıra Türkiye, AB’ye üye ülkeler, Rusya ve ABD (Amerika Birleşik Devletleri) katılmıştı. Bu sürece, AB Komisyonu, Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Organizasyonu ve Avrupa Konseyi de dâhil edilmiştir.

Başlangıçtaki amacı, Dayton’da müzakereleri başlatılan (21 Kasım 1995) ve Paris’te imzalanan Dayton/Paris Barış Antlaşması’nın (14 Aralık 1995) uygulanmasına katkı sağlamak olan ‘Royaumont Süreci’, 1998-1999 döneminde, bölgede demokrasinin ve sivil toplumun yerleşmesi amacına hizmet etmiştir. ‘Royaumont Süreci’nin temel hareket alanları şöyledir:

• Sürece dâhil olan ülkeler arasındaki ilişkilerin, muhtemel iyi komşuluk antlaşmalarının imzalanması da dahil olmak üzere normalleştirilmesi.
• Bu sürece dâhil olan bölge ülkeleri arasında serbest dolaşım ile ifade özgürlüğünün hayata geçirilmesi, karşılıklı saygı ve anlayış ruhunu teşvik edecek faaliyet ve projelerin oluşturulması.
• Bölgedeki sorunlarla baş edilmesinde, işbirliğinin yararlarını gösterir bir araç olarak, sivil toplumun yeniden tesisine olduğu kadar kültürel, dinsel, bilimsel ve teknik alanlarda da bölgesel işbirliğinin geliştirilmesidir.

“GÜNEY DOĞU AVRUPA İSTİKRAR PAKTI”

AB, ‘Royaumont Süreci’ başladıktan yaklaşık bir yıl sonra Batı Balkan ülkelerine yönelik “Bölgesel Yaklaşım” adı altında yeni bir politika geliştirmiştir. Dayton/Paris Antlaşması’nın konsolidasyonuna yönelik olarak, gerçekleştirilen Roma Konferansı (15-16 Şubat 1996) öncesinde Konsey’in daveti üzerine Komisyon (14 Şubat 1996), Batı Balkan ülkelerine yönelik olarak kapsamlı bir rapor hazırlamış ve “Bölgesel Yaklaşım” adlı yeni bir politika önermiştir.

Devamı M5 Dergisi Ekim 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir