Birinci Dünya Savaşı’nda Teşkilat-I Mahsusa

Dünya Birinci Dünya Savaşı’na doğru sürüklenirken Osmanlı Devleti’nin yönetim kadrosunda olanlar, devletin yaşamını sürdürebilmesi için güçlü devletlerden biriyle ittifak kurmasının zorunlu olduğuna kanaat getirmişlerdir (Kabacalı, 2000, s. 31). Bu nedenle Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından hemen önce İttihat ve Terakki yönetimi büyük devletlerden biri ile ittifak yapmak için çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Ancak İtilaf Devletlerinin ilgisiz ve düşmanca tavrı, Osmanlı Devleti’ni Almanya ile ittifak yapmak zorunda bırakmıştır (Akşin, 1991, s. 9).

Enver Paşa, savaşı kazanacağını düşündüğü Almanya ile ittifak yapılması için büyük çaba göstermiştir. Almanya da halifenin, İtilaf Devletlerinin sömürgelerinde yaşayan Müslümanlar üzerindeki etkisini kullanmak için Osmanlı Devleti ile ittifak yapmayı kabul etmiştir (Ortaylı, s. 139). Almanya, Osmanlı Devleti’nin ilan edeceği cihadın savaşın gidişatı üzerinde büyük etki yapacağını düşünmüştür. Osmanlı Devleti, Almanya ile ittifak imzaladıktan sonra savaşa yönelik planlar yapmaya başlamıştır. Bu kapsamda hem ilan edilmesi düşünülen cihadın etkili olabilmesi hem de askeri açıdan zayıf cephelerde ordunun desteklenmesi için faaliyetler yürütmek üzere Teşkilat-ı Mahsusa kurulmuştur.

1-TEŞKİLAT-I MAHSUSA’NIN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAKİ FAALİYETLERİ

İttihat ve Terakki gizli bir örgüt olarak kurulmuş ve iktidara gelebilmek için gizli şekilde çalışmıştır. Cemiyetin içinde çok çeşitli gruplardan insanlar yer almışlardır. Cemiyet içinde Balkanlardaki çetelerle mücadele eden subaylar önemli bir grubu teşkil etmişlerdir. Böylece İttihat ve Terakki içinde gayri nizami harbe yatkın bir fedai grubu oluşmuştur (Tekin, 2017, s. 67).

Osmanlı Devleti ile Almanya arasında ittifak antlaşmasının imzalanmasından iki gün sonra Teşkilat-ı Mahsusa kurulmuştur (Tetik, 2014, s. 15). Teşkilatın kurulmasında İttihat ve Terakki Cemiyeti içindeki asker-sivil mücadelesi de etkili olmuştur. Bu nedenle teşkilat öncelikle İttihat ve Terakki’nin fedailerinin bir araya toplandığı bir yapı haline gelmiştir (Tekin, 2017, s. 10). Bu grubun başına da gayri nizami harp ile ilgilenen Süleyman Askeri Bey getirilmiştir.

Örgütün amacı, bir yandan istihbarat toplamak diğer yandan da gayri nizami harp yürütmek olarak belirlenmiştir. Ancak teşkilat savaş yılları içerisinde değişikliğe uğramıştır. Savaşın ilk yıllarında temelde askeri girişimlerde bulunurken 1916 yılından itibaren daha çok istihbarat ve propaganda faaliyetleri ile meşgul olmaya başlamıştır. Teşkilat, savaş boyunca farklı coğrafyalarda birçok girişimde bulunmuştur.

1.1- TEŞKİLAT-I MAHSUSA’NIN KAFKASYA’DAKİ FAALİYETLERİ

Osmanlı Devleti daha Birinci Dünya Savaşı’na dahil olmadan önce Teşkilat-ı Mahsusa Kafkasya’da, Rusya’ya karşı çeteler kurmakla görevlendirilmiştir (Denker, 2006 s. 28). Bu girişim, Osmanlı Devleti’nin savaşta başlattığı ilk çete savaşı denemesi olmuştur. Bu girişim Almanya karşısında savaşan Rus ordularını bölerek Almanya’yı rahatlatmak için düşünülmüştür. Bu girişimden Osmanlı Devleti’nin henüz savaşa girmek istemediği, bu nedenle Almanya’ya üstü kapalı şekilde yardım etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin savaşa girmeye karar verdiği, savaşa resmen başlamadan önce Rusya’yı mümkün olduğunca yıpratmaya çalıştığı da görülmektedir.

Kafkasya’ya gönderilen çetelerden bölge halkını Rusya aleyhine isyana teşvik etmeleri istenmiştir. Çetelere ayrıca Osmanlı Devleti savaşa girdiğinde ise Rus ordusunun ikmal yollarını kesmeleri bildirilmiştir.

(ATASE, BDH, K. 1830, D. 12, F. 13 ve ATASE, BDH, K. 249, D. 1036, F. 18). Osmanlı Devleti’nin savaşa girişi ile birlikte çeteler, Rusya’ya karşı savaşmak için Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Süleyman Askeri Bey’den izin istemişlerdir. Bahattin Şakir Bey, Rıza Bey ve Nail Bey gibi çete liderleri, Ruslara karşı savaşmak için aşırı hevesli davranmışlardır. Ancak planladıkları saldırılar kendilerine verilen göreve uygun olmamıştır.

Teşkilat-ı Mahsusa onlardan Rus ordusunun ikmal hatlarına saldırmaları ve bölge halkını Ruslara karşı kışkırtmaları istendiği halde bu kişiler, Rus ordusuna karşı taarruz planları hazırlamışlardır.

Devamı M5 Dergisi Ekim 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir