Asya Çağı’na Nasıl Hazırlanabiliriz?

Asya Çağı’na nasıl hazırlanabiliriz? Bu soru, bir kere, bir Asya Çağı’na girdiğimizi, girmekte olduğumuzu ya da gireceğimizi varsayıyor. Peki, bu, doğru mu? Bu varsayımı destekleyen neler var elimizde?

RÜZGÂRIN ASYA’DAN YANA DÖNDÜĞÜNE İŞARET EDEN 6 GELİŞME

Birincisi, Asya ekonomileri yükselişte. Bunun başını Çin ile Japonya çekiyor. Hindistan, kendi iç sorunlarıyla boğuşan uyuyan bir dev; ancak çevre ülkeler (Nepal, Bhutan, Bangladeş, Sri Lanka, Maldivler vb.) üzerindeki etkisi büyük ve birçok toplumsal sorunla mücadele içindeyken dünya çapında bilişimciler yetiştirebiliyor.

İkincisi, Asya ülkelerinin kültürel etkileri artık iyice öne çıkıyor. Sinema salonlarının çoğu, yakın zamana dek ya yerli yapımları ya da Hollywood filmlerini gösterirdi. Eskiden Asya dövüş filmleri vardı; az sayıda da olsa Hint filmleri izlenirdi; fakat film dünyasında Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya; dizi film dünyasında ise Güney Kore ve Hindistan’ın ağırlığı söz konusu değildi. Küreselleşme, Batılı egemen sınıflar pek istemese de kültürel anlamda daha çoğulcu bir yöne doğru evriliyor.

Üçüncüsü, özellikle Doğu Asya, son on yıllarda bir teknoloji-yoğun üretim coğrafyası niteliği kazanıyor. Bunda, ülkesine göre, pazar büyüklüğü (Çin), ucuz işgücü (eski Çin, yeni Güneydoğu Asya), teknik yeterlilik vb. (Çin, Güney Kore, Japonya) gibi etmenlerin etkili olduğunu görüyoruz. Kullandığımız telefonların, tabletlerin, bilgisayarların ve hatta buzdolaplarıyla çamaşır makinelerinin oransal olarak çok azı artık Doğu Asya dışında üretiliyor.

Dördüncüsü, gelirlerdeki yükseliş, başka ülkelere yönelik ilgi, yumuşatılan vize-pasaport rejimleri ve uzun yolların ucuzlaması/kolaylaşmasıyla birlikte, daha çok Asyalı turisti Asya dışında görüyoruz. Asya, turizmde büyük bir pasta; bunun için çeşitli il, ilçe, semt ve mahallelerde Avrupa dilleri dışında Asya dillerinde de tabelalar, hizmetler ve kolaylıklar görülüyor.

Beşincisi, Singapur, Çin ve Japonya başta olmak üzere Asya ülkeleri, öğrencilerin bilgi ve becerilerini sınayan uluslararası karşılaştırmalarda (örneğin, PISA), birçok ‘küresel Batılı’ ülkeyi geride bırakıyor. Küresel Batı coğrafyasında daha fazla sayıda Asyalı öğrencinin başarı çıtasını yükselttiğini görüyoruz.

Altıncısı, Asya ülkeleri, askeri açıdan da güçleniyor. Dünyanın çeşitli göstergelere göre en büyük ordularından bir bölümü Asya’da. Küresel Batı dışında nükleer güce sahip diğer ülkeler de tümüyle Asya’da. Asya ülkeleri, aynı zamanda, bir yandan silah alımında bir yandan da silah yapımı ve satışında en başlarda.

ASYA YÜZYILI MI, ASYA ÇAĞI MI, ASYA ÖTE-ÇAĞI MI?

Ana konuya geçmeden, ‘Asya yüzyılı’ sözü yerine ‘Asya Çağı’ sözünü yeğlememizin mantığına dokunalım: Bu süreç, yüzyıllık olmayabilir, daha kısa da olabilir daha uzun da… Aslında bu, çağ değil, bir öte-çağ (meta-era) bile olabilir. Şöyle ki, bugün klasik tarih yazımı, dünya tarihini, çoğunlukla Avrupa’daki gelişmeler üstünden çağlandırdı: İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ vb. Bunlar, toplamda, bir Avrupa Öte-Çağı’na karşılık geliyordu. Bundan sonrasında ise tarih yazımının Asya’daki gelişmelerle yakından ilişkili olarak şekillendiğini görüyor olacağız.

Bu altı noktayla, ki bunlara daha fazlası da eklenebilir, asıl sorumuzu yanıtlamak için gerekli olan arka planı oluşturduktan sonra başa dönelim ve kaldığımız yerden devam edelim: Asya (Öte-)Çağı’na nasıl hazırlanabiliriz?

Devamı M5 Dergisi Ekim 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir