Görüntü İstihbaratı (GÖRİS)

İstihbarat disiplinlerinden olan “Görüntü İstihbaratı (IMINT-Imagery Intelligence)”, her türlü platformda (keşif/gözetleme uyduları, insanlı ve insansız hava araçları (İHA), gemiler ve denizaltılar, kara taşıtları, el kameraları vb.) bulunan Optik, Elektro-Optik (EO), Kızılötesi (IR-Infrared), Radar (SAR-Synthetic Aperture Radar), Lazer (LIDAR- Light Detection And Ranging) vb. sensör/algılayıcılarla temin edilen görüntülerin kıymetlendirilmesi ve diğer bilgilerle desteklenmesi sonucunda elde edilen istihbarattır.

Modern muharebe ortamında teknolojinin getirdiği yenilikler, muharebe alanını çeşitli boyutlarda genişletmiş, komutanların ani gelişen durumlara karşı tedbir alabilmeleri için gerçek zamanlı veya gerçek zamana yakın istihbarat elde etme ihtiyaçları artmıştır. Bir sensör tarafından yakalanan görüntü, tek başına bir istihbarat değildir. Bir görüntü analizcisinin (IA-Imagery Analyst) belirli araçlar ve teknikler kullanarak, belirli bir analiz gerçekleştirmesi sonucunda GÖRİS olabilir. GÖRİS, görüntü analizini ve bu analizin diğer istihbarat disiplinleriyle desteklenmesini ve uyumunu içerir. Disiplinler arası zamanında eşgüdüm, başarının anahtarıdır.

1. GÖRÜNTÜ İSTİHBARATININ TARİHİ GELİŞİMİ:

a. Balonlar, Uçurtmalar ve Güvercinler,

İlk bilinen hava fotoğrafı, 1858 yılında Nadar adıyla da anılan Fransız fotoğrafçı ve baloncu Gaspard Felix Tournachon’un, sıcak havayla çalışan yere bağlı bir balondan 80 metreden çektiği Fransız köyü Petit-Becetre fotoğrafıdır. Nadar, hava fotoğraflarının haritalama ve yer inceleme çalışmalarında kullanılabileceğine dair fikrinin patentini 1855 yılında almış, ancak başarılı fotoğraf çekimi için teknik hazırlıkları ve denemeleri üç yıl sürmüştür. Amerikan İç Savaşı’nda Birleşik Kuvvetler’in balondan hava fotoğrafı çektiği bilinmektedir.

Günümüzde de balon ve zeplinler birçok ülke tarafından sınır gözetleme, istihbarat faaliyetleri ve kritik tesis güvenliği gibi alanlarda etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Havadan hafif hava vasıtaları, iple bağlı hava gemisi (zeplin) veya balon anlamına gelen “Aerostat” sistemlerinde, hedef tespit, teşhis, tanıma ve takip amaçlı gece görüş özelliğine sahip elektro optik (EO) sensörler, haberleşme rölesi, GPS alıcı, radar sistemleri, gemilerdeki AIS (Automatic Idenitification System) sistemleri için bir baz istasyonu gibi çok çeşitli faydalı yükler kullanılmaktadır.

İngiliz meteorolog E. D. Archibald, 1882 yılında uçurtmalardan başarılı fotoğraflar çekmiştir. Arthur Batut, 1889 yılında Fransa’nın Labruguiere kentinde, üstünde otomatik olarak pozlanmış fotoğraf kamerası bulunan bir uçurtmadan havadan fotoğraflar çekmiştir.

Julius Neubronner 1903 yılında posta güvercinlerinin göğsüne monte edilen, 70 gram ağırlığında olan otomatik fotoğraf kamerasının patentini almış ve üretmiştir. Kuşlar doğru bir hat boyunca uçup geri dönmek için eğitilmiş, kameralardan 30 saniyelik aralıklarla görüntüler almıştır. 1903 yılında orduda hem hava fotoğrafı çekmek hem haber götürüp getirmek için Bavyera’da “güvercin birimi” oluşturulmuştur. Balonların çok daha kolay vurulup patlatılmasına karşın, güvercinlerin vurulmasının daha zor oluşu bir üstünlük olarak kabul edilmiştir.

b. Kamera Monteli Keşif Uçakları,

Wright kardeşler tarafından 1903 yılında uçağın icadı ile havadan keşif imkân ve kabiliyetleri çok daha artmıştır. Uçaktan ilk hava fotoğrafı 1909 yılında Wilbur Wright tarafından İtalya hükümeti için çekilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında kameralar uçakta, sadece cephe hattı boyunca taktiksel uygulamalar (düşman birliklerinin konuş yerleri vb.) için kullanılmıştır.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasında hem kameralarda hem de uçaklarda hızlı teknolojik gelişmeler kaydedilmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında uçaklardan çekilen hava fotoğraflarının keşif amaçlı kullanımı büyük önem kazanmıştır.

Stratejik hedeflere (sanayi tesisleri, çıkarma bölgeleri vb.) karşı en fazla istihbarat, hava fotoğrafçılığından alınmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında, özel filmler geliştirilmiştir (kızıl ötesine duyarlı filmler vb.).

Keşif uçağı; üzerinde taşıdığı sistemler bazında, ülkemizde de aktif olarak kullanılan ve kısa bir zaman önce envanterden çıkarılan RF-4E keşif uçakları gibi hava keşif faaliyeti amaçlanarak üretilmiş (uçak gövdesi içine dizayn edilen foto kameraları) ya da üzerinde değişiklik yapılarak (kanat-gövde altlarına monte edilebilen ya da bir paylon (POD) içine dizayn edilen foto kameraları) keşif uçağı haline getirilmiş uçaklardır. Bunları stratejik ve taktik keşif uçakları olarak incelemek mümkündür:

SR-71, TR-1/U-2, TU-95MR, MIG-25 gibi stratejik keşif uçakları, çok yüksek irtifa, uzun menzil, gelişmiş kamera sistemleri, elektronik karşı önlem (ECM-Electronic Countermeasure) imkânlarına sahip, genellikle özel boyalı ve savunmasız uçaklardır. MIG-25’in 29 dünya rekorunun en önemlisi, bu uçakla 37.650 metrelik irtifa rekorudur. 1970’li yılların başında Sovyet pilotlar, MIG-25’lerle İsrail, Türkiye ve İran hava sahalarında engellenemeden keşif uçuşları yapmıştır.

Devamı M5 Dergisi Eylül 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir