Askeri İstihbarat Alanında Açık Kaynak İstihbaratı

Tarih boyunca hep ateş çemberinde olan coğrafyamızda bugün de yüksek tehdit ve risk ortamı devam etmektedir. Bu ortamda ülkemizin bekasına en fazla katkı sağlayacak kuvvet çarpanı güvenilir istihbarattır. Açık kaynak istihbaratının da bu çarpanda önemli bir değişken olduğu her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Günümüz teknolojik imkânları ve gelişen iletişim yetenekleri, eski usul istihbarat toplama yöntemleri yanında yeni imkânlar ve kolaylıklar getirmiş durumdadır. Eskiden hasım ülkenin imkânlarının tespiti için atmosferin üst katmanlarına çıkılıp uzay elbiseleri ile yapılan riskli uçuşlar yerine günümüzde nerdeyse üniversitelerin bile sahip olduğu uydular veya insansız hava araçları bu işi ziyadesiyle görmeye başlamıştır.

Başka ülkelerin uydularından ücreti karşılığında tatminkâr çözünürlükte görüntüler alınabilmekte, kurulan anten veya radar sistemleri ile yüzlerce kilometre mesafeden hassas elektronik tespitler yapılabilmektedir.

Bu yazıda; bu tür imkânlardan ziyade medya ve internet üzerinden, insanların yaptığı paylaşımlardan, farkında olarak veya olmayarak sağladıkları bilgilerden istifade edilerek elde edilen askeri istihbarattan bahsedilecektir. Bu türden ele edilen istihbarata Açık Kaynak İstihbaratı (İngilizce Open Source Intelligence-OSINT) denilmektedir. Kapsamı bu açıklamadan daha geniş olan bu terimin günümüz ortamı için yetersiz hale gelmesi üzerine siber istihbarat, sosyal medya istihbaratı gibi yeni terimler de hayatımıza girmiş durumdadır.

Açık kaynak istihbaratının ne tür askeri bilgiler sağlayabileceği konusunda farklı görüşler olmasına rağmen bu saha; askeri istihbarat personeline geniş imkânlar sunmaktadır. Askeri bilgi ihtiyaçlarından önemli bir bölümü hasım kuvvetlerin imkân ve kabiliyetleri ile unsurların konumları ve intikal bilgileri gibi verilerdir. Bu bilgilere örnekler verecek olursak; alınan yeni araç, sistem ve silahlar, birliğin normal konuşlanma noktasından başka bir yerde konuşlandırılması, muhtemel savaş hazırlıkları, seferberlik durumu gibi faaliyetlerdir.

Her ülkenin bu tür istihbarat bilgilerini düzenli olarak takip eden birimleri mevcuttur. Bu konuları esas alan ve abartılı aksiyon sahneleri ile bezenmiş yüzlerce film veya diziden mutlaka seyretmiş olduklarınız vardır. Eskinin gizemli casusları ve ajanları bugünlerde nerelerde neler yapıyor bilemeyiz ancak istihbaratı ciddiye alan ülkelerin benzer işleri siber ortamda yapmakta olduğuna şüphe yoktur.

AÇIK KAYNAK İSTİHBARATININ 3.0 VERSİYONU

Önceleri açık kaynak istihbaratı kapsamında sınırlı sayıdaki yazılı ve görsel medya takip edilerek bilgi toplanmaya çalışılmıştır. ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA’in Soğuk Savaş döneminden itibaren açık kaynak istihbaratı birimine sahip olduğu, bilinmektedir. 1953-1961 yılları arasında CIA başkanlığını yapmış olan Allen W. Dulles CIA’in elde ettiği istihbaratın %80’inin açık kaynaklardan elde edildiğini ifade etmiştir.

O dönemin iletişim imkânları göz önüne alındığında bu oranın hayli yüksek olduğu düşünülebilir. O dönemde bile bu kadar yüksek oranda istihbarat sağlayan bu kaynağın günümüzde daha yüksek oranlarda bilgi sağlaması kaçınılmazdır.

2000’li yılların başlarından itibaren siber dünyanın büyüklüğü ve internet kullanımı her geçen gün inanılmaz bir hızla artmıştır. Twitter sosyal ağı üzerinden örnekleyecek olursak 2006 yılında faaliyetine başlayan sosyal ağın 2018 yılı ortasına göre aylık 326 milyon aktif kullanıcısının gönderdiği mesaj sayısı günlük 500 milyon mesaja ulaşmıştır.

2018 Ocak ayında yapılan ve grafiği üstte yer alan araştırmaya göre yaklaşık yaklaşık 7 milyar 500 milyon olan dünya nüfusunun 4 milyarı internet, 5 milyarı cep telefonu kullanıcısıdır. Bu 4 milyar kişi, sosyal medyayı da aktif olarak kullanmaktadır.

ABD ordusuna araç, silah, teçhizat ve yazılım geliştiren RAND firması tarafından açık kaynak istihbaratı üzerine yapılan bir çalışmada;  açık kaynak istihbaratının 2005 yılından sonra 2.0 versiyonuna geçildiği, çünkü sunulan içeriği kapsamlı şekilde değiştiren web 2.0’ın 2004 yılında, toplumun büyük çoğunluğunun kullandığı Facebook ve Youtube’un ise 2005 yılında hayata geçtiği belirtilmektedir. Aynı çalışmanın sonuç bölümünde 2020’ye kadar olan sürede açık kaynak istihbaratının 3.0 versiyonuna geçilmesi gerektiği, siber dünyadaki değişim kapsamında öğrenen makinelerin ve yapay zekânın günlük hayatta ve siber ortamda daha etkin olacağı ve verilerde değişim gözleneceği ifade edilmektedir.

Devamı M5 Dergisi Eylül 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir