Ege ve Akdeniz’deki Oyun Değiştirici Hamleler

Ülkeler denizlerdeki kıta sahanlıklarını topraklarından farklı olarak düşünmez, aynı şekilde bütün güçleriyle korurlar. Bu yüzden Türkiye Ege’yi tamamen kendisine ait bir ‘göl’ yapma gayesiyle hareket eden ve Kıbrıs’ın tamamının kendisinin olduğunu ileri sürerek Akdeniz’de Türkiye’nin hiçbir hakkının olmadığını ima eden Yunanistan’a karşı haklarını sonuna kadar korumakta kararlı olduğunu gösteren adımlar atmıştır.

Kıta sahanlığı, hava sahası, Ege’deki adalar ve Kıbrıs meselesi yüzünden çok uzun süredir rekabet halinde olan Türkiye ve Yunanistan’ın restleşmesi Akdeniz’deki hidrokarbonun keşfiyle daha da büyüdü.

Yunanistan, Ege’yi tamamen kendisine ait bir ‘göl’ yapma gayesiyle hareket etmekte, Kıbrıs’ın tamamının kendisinin olduğunu ileri sürerek Akdeniz’de Türkiye’nin hiçbir hakkının olmadığını ima ediyor. Türkiye ise istisnasız bir şekilde bu tip iddialara karşı çıkmış, Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin haklarını sonuna kadar korumakta kararlı olduğunu gösteren adımlar atmıştır.

Tüm bunlar Türkiye ve Yunanistan’ı Ege’de karşı karşıya getirmiş, bu çoğunlukla havada it dalaşı, denizde ise gemilerini bazen birbirlerine çarpıştırmak ya da önlerini kesmek şeklinde gerçekleşmiştir.

Kardak kayalıkları, bazı uçakların düşmesi/düşürülmesi gibi ciddi sonuçların da ortaya çıktığı bu mücadelelerde hiçbir zaman Yunanistan ve Türkiye sıcak bir çatışmaya girmedi, girmek istemedi. Fakat Akdeniz’deki hidrokarbon keşifleri konusu, ülkelerin ekonomilerini, geleceklerini etkileyecek muazzam öneme sahip bir etken oldu.

Bazı uzmanlar Akdeniz’de çok ciddi derecede ekonomik değere sahip hidrokarbon rezervin olduğunu iddia ederken bazıları da taşıma ve depolama giderleri, altyapı vs. ayrılacak para ile beraber bu ekonomik değerin düşeceğini söylemekte.

Yine de iki görüş de Akdeniz’de belli bir hidrokarbon rezervi olduğu konusunda hemfikir. Fakat konuyu sadece hidrokarbon rezervlerine bağlamak da yanlış bir düşüncedir. Hidrokarbon rezervleri çok önemlidir ve ülkemizin ihtiyacı var fakat aslında biz burada kıta sahanlığımızı, Mavi Vatan’ımızı korumaktayız. Zira ülkeler denizlerdeki kıta sahanlıklarını topraklarından farklı olarak düşünmez, aynı şekilde bütün güçleriyle korurlar.

Tüm bu gelişmeler ışığında iki ülke de silah sistemleri satın alarak veya savunma sanayilerini geliştirerek kendi silahlı kuvvetlerini güçlendirmenin yollarını yoğun olarak aramaktalar.

Türkiye S-400 satın alımı dışında ciddi bir hazır alım yapmamakla beraber kendi savunma sanayisini geliştirip savunma kapasitesini artırmaya çalışırken Yunanistan, direk alımlarla beraber kendisine müttefik olarak gördüğü ülkelere bel bağlamaktadır. Bazı oyun değiştirici bu satın alımlar ve savunma sanayisindeki gelişmeler aşağıdaki şekilde sıralanmıştır;

YUNANİSTAN’IN F-16V MODERNİZASYONU

Amerikan uçak üreticisi Lockheed Martin, 20 Aralık 2018’de Yunanistan’ın 84 adet F-16C/D savaş uçağını F-16V seviyesine yükseltilmesi için bir antlaşma imzalandığını açıkladı. Daha sonra bu yükseltmenin 996 milyon dolar tutarında olduğu kamuoyuna açıklandı. İşlemin 2027 yılına kadar tamamlanacağı planlanmakta. F-16’nin V (Viper) modernizasyonu, F-16’nın en gelişmiş hali. Bazı uçakların içinde ekran, kask yükseltmelerinin yanında, modernizasyonun en önemli ekipmanı AESA radarıdır.

Yükseltmede kullanılacak olan Northrop Grumman’ın APG-83 AESA radarı, uçağa karşısındaki düşman daha kendisini göremeden tespit etmesini ve karşı hamleleri çok daha erken başlatmasına olanak sağlıyor. Bu da F-16 gibi 4. Nesil bir savaş uçağının, 5. Nesil (F-35, F-22 vs…) savaş uçaklarda kullanılan bir teknolojiye erişim imkânı tanıyor.

Bu avantaj, Yunan uçaklarına, Türk uçaklarını çok daha önceden görme imkânı verebilir. Fakat Türkiye’nin de Aselsan tarafından geliştirilme çalışmaları devam eden ve ÖZGÜR projesi olarak adlandırılan benzer bir yükseltme projesi bulunuyor. Proje ile beraber Aselsan tarafından geliştirilen AESA radarları, F-16’larımıza entegre edilecek.

Devamı M5 Dergisi Ağustos 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir