Asimetrik Tehditlere Karşı Aselsan’dan Uzaktan Kumandalı Avcılar

Günümüzün harp koşullarında asimetrik tehditlere karşı alınan tedbirlerin önemi her geçen gün artmaktadır. Asimetrik tehditler, düşük teknolojiye ve bütçeye sahip, zayıf askeri güçlerdir. Ancak kendilerinden daha gelişmiş birliklere karşı yarattıkları ani ve hazırlıksız durum nedeniyle yüksek etkinliğe sahip unsurlar olarak öne çıkmaktadırlar.

Elle yönlendirilen uçaksavar topları, omuzdan atılabilen anti-tank silahları, silahlı zodyak botları gibi asimetrik tehditlerle günümüzde sıkça karşılaşılmaktadır.

Kara birliklerinin çok sık karşılaştığı asimetrik tehditler, 2000’li yılların başından itibaren deniz birlikleri için de önemli bir tehdit haline gelmiştir. Amerikan donanmasına ait USS Cole destroyer gemisi, 12 Ekim 2000 tarihinde C4 patlayıcı taşıyan bir fiber bot kullanılarak Aden Limanı’nda (Yemen) intihar saldırısı yöntemiyle hedef alınmıştır.

Bu saldırı sonucunda, 17 Amerikan askeri hayatını kaybetmiş 39’u ise yaralanmıştır. Destroyer gemisinde önemli boyutlarda hasar oluşmuştur.

Yukarıda belirtilen durumlara karşı tedbir maksadıyla geliştirilen Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS) kara, deniz ve hava platformları üzerine entegre edilerek asimetrik tehditlere karşı etkin savunma sağlamaktadır.

UKSS uygulamaları ilk kez İkinci Dünya Savaşı esnasında zırhlı araç ve muharebe tankları üzerinde kullanılmıştır. Silahçının karşı ateşe maruz kalmadan görevini yapması maksadıyla geliştirilen ilk uygulamalarda, basit bir mekanizma vasıtasıyla yönlendirilen optik nişangâh ve makinalı tüfek, son derece etkin bir ateş gücü oluşturmuştur.

Günümüzde ise hassas gözetleme yeteneği sağlayan elektro-optik birimler ile donatılan UKSS’ler; farklı kalibrelerde entegre edilen silah ateş gücünün etkin şekilde kullanılmasını sağlayan stabilizasyon, hedef-takip ve balistik hesaplama yetenekleri ile tüm zorlu koşullarda başarıyla görev yapabilmektedir.

Silah sistemlerine yönelik çalışmalarını 1990’lı yıllarda başlatmış olan ASELSAN, bugün bu alanda önemli bilgi birikime ulaşmıştır. Kaideye Monteli Stinger (KMS), Volkan, Fırtına gibi geliştirme projeleri kapsamında milli olarak tasarlanarak üretilen atış kontrol ve silah sistemleri ile kazanılan tecrübe, günümüzde yürütülen birçok silah sistemi projesinin temelini teşkil etmiştir.

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen ve üretilen silah sistemleri günümüzde ülke sınırlarını aşıp yurtdışında birçok kullanıcı tarafından tercih edilir duruma gelmiştir.

18 farklı ülkede hizmete sunulan yaklaşık 3.500 adet Uzaktan Komutalı Silah Sistemiyle ASELSAN, bu faaliyet alanında dünyanın önde gelen oyuncularından birisi haline gelmiştir.

Söz konusu UKSS’ler; kara platformlarında, zırhlı araçlardan ana muharebe tanklarına, sabit tesislerden obüslere kadar geniş bir kullanım alanında hizmet vermektedir. Benzer şekilde, deniz platformlarında, ani müdahale botlarından firkateynlere, karakol botlarından çıkarma gemilerine kadar uzanan kullanım alanlarında görev yapmaktadır.

Son dönemde Avrupa ve Asya-Pasifik bölgeleri başta olmak üzere kazanılan uluslararası ihaleler, yurt içerisinde sağlanan müşteri memnuniyeti ile birlikte hizmete sunulan toplam sistem sayısı ve uygulanan platform çeşitliliği dikkate alındığında ASELSAN’ın katettiği aşama daha iyi anlaşılmaktadır.

UKSS’lere 5.56 mm, 7.62 mm, 12.7 mm ve 14.5 mm makinalı tüfekler, 20mm, 25mm ve 30mm otomatik toplar, 40mm otomatik bomba atar ve anti-tank füzeleri entegre edilebilmektedir. Esnek sistem mimarisi sayesinde, müşteri ihtiyacına uygun olarak gerek NATO orijinli gerekse doğu bloku orijinli silahlara yönelik çalışmalar çevik bir yaklaşımla gerçekleştirilebilmektedir.

ASELSAN’ın UKSS alanındaki ilk ürünü olan STAMP sistemi, birçok farklı platform üzerinde yurt içinde ve birçok dost ülkede uzun yıllardır hizmet vermektedir. Değişen operasyonel ihtiyaçlar, son kullanıcılardan gelen öneriler ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak sistem tasarımı güncellenmiş ve STAMP-2 sistemi geliştirilmiştir.

ASELSAN, STAMP-2 sistemi ile daha yetenekli bir sistemi, daha hafif ve boyutsal olarak daha küçük bir taret yapısı ile kullanıcılarına sunmaktadır.

Gelişmiş kullanıcı arayüzü, entegre eğitim simülatörü ve güverte altından mühimmat besleme gibi özelliklere sahip STAMP-2 sistemine yönelik yurt içi ve yurtdışı sözleşmeler hali hazırda imzalanmış olup ilk sistem teslimatlarına 2019 yılı içerisinde başlanmıştır.

Uygulama alanının çeşitliliği ve ihtiyaç duyulan platform sayıları nedeniyle ASELSAN tarafından en yüksek sayıda üretilen UKSS olarak SARP ve SARP-DUAL sistemleri öne çıkmaktadır. Yalın üretim hattı yaklaşımı sayesinde ayda 100 âdetin üzerinde SARP sistemi üretilebilmektedir.

SARP sistemi, ASELSAN için olduğu kadar, yüksek yerlilik oranına sahip olması sebebiyle ASELSAN tedarik zincirinde yer alan birçok yurt içi KOBİ ve yan sanayi firması için de gelişim alanı sağlamıştır.

Bu sayede yurtdışına bağımlılık ortadan kaldırılmış olup hali hazırda SARP sisteminin tüm kritik bileşenleri yurt içerisinde ASELSAN ve çözüm ortakları tarafından geliştirilerek üretilmektedir.

Geliştirdiği özgün UKSS çözümleriyle dünyada belirleyici olmayı hedefleyen ASELSAN, 2019 yılı içerisinde SARP-ZAFER sistemini kullanıcılarına sunmuştur.

SARP sisteminin yüksek güvenilirliğe sahip altyapısını kullanan ve düşük siluete (51 cm) sahip olan SARP-ZAFER sistemi, kullanıcının araç içerisinden mühimmat yüklemesine imkân sağlamaktadır.

Devamı M5 Dergisi Temmuz 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir