Savunma Sektöründe Askeri Fabrikaların ve Tersanelerin Önemi

TERSANELERİN ÖNEMİ

Askeri fabrikalar ve tersaneler şimdiye kadar yaptıklarıyla ve sahip oldukları birikimleriyle savunma sanayinin millileşmesine katkı sağlamaya devam etmektedirler. Savunma sanayinde millileşme oranlarını artırma politikaları yürütülürken askeri fabrikaların ve burada çalışan işgücünün önemi göz ardı edilmemelidir. Sektörün dengede tutulması ve savunma konusunda tecrübeli işgücünün varlığını sürdürmesi için askeri fabrikalar ve tersaneler teknolojik olarak desteklenmeli, işgücü artırılmalı ve hizmetleri kamu eliyle yürütülmelidir. 

Türkiye’de askeri işyerleri ile tersanelerin imkân ve kabiliyetleri, ülke savunmasında önemli bir yere sahiptir. Ancak önemli başarılara imza atan askeri fabrikalar ve tersanelerin imkân ve kabiliyetleri, kamuoyu tarafından yeterince bilinmemektedir. Bazen de bu işyerlerinde bakımları yapılan ya da üretilen savunma sanayi ürünleri sanki başka yerlerde üretilmiş gibi gösterilmektedir. Askeri fabrikalar ve tersaneler kamunun en verimli işyerlerinin başında gelmektedir. Yılın en verimli işçileri ile işyerleri genellikle söz konusu askeri işyerlerinden çıkmaktadır. Ülkemizde savunma sanayinin gelişmesinde ve millileşmesinde askeri işyerleri ve burada çalışanlar adeta sektörün görünmez kahramanlarıdır. Ülkemizin terörle mücadelesinde, yurt içi ve yurt dışı operasyonlarında askeri işyerleri subay, astsubay, memur ve özellikle işçilerle önemli işlere imza atmaktadırlar.

Türkiye savunma sanayinde son yıllarda çok önemli atılımlar gerçekleştirdi. İçerde terör örgütleriyle mücadelede dışarıda Fırat Kalkanı harekâtıyla başlayan ve Zeytin Dalı harekâtıyla devam eden başarılı operasyonlarda yerli ve milli savunma ürünleri kullanıldı. Yerli silahlar, İHA’lar, SİHA’lar ve sahada operasyon yürütülmesini sağlayan bakım ve onarım faaliyetleri tüm dünyanın ilgisini çekti. Eskiden savunma sanayinde büyük oranda dışa bağımlı olan ülkemiz artık milli gemisini, tankını, milli radarını, insansız hava araçlarını, silahını yapmakta ve uzaya uydusunu göndermektedir. Savunma sanayinde bu noktaya gelmemiz de en önemli katkı savunma sanayi şirketleri ile kamuda askeri işyerleri ve tersane çalışanlarına aittir.

Türkiye çeşitli tehditlere karşı milli güvenliğini sağlamaya çalışırken ve terör örgütleriyle mücadele ederken, belli dönemlerde müttefiklerinin silah ve mühimmat ambargolarına maruz kalıyor. Parasıyla aldığı savunma ürünlerini kullanmada sorun çıkarıyorlar. Türkiye bu anlamda yaşadığı her krizi fırsata dönüştürme başarısı gösterdi. Sözde müttefiklerimiz insansız hava araçlarını satmadılar. Ancak Türkiye ihtiyacı olan insansız hava araçlarını kendi üretti. Sözde müttefiklerimiz kamikaze dronları bize satmak istemediler. Türkiye kendi ihtiyacı olanları üretmenin yanı sıra dünyanın başka ülkelerine satacak noktaya geldi. Türkiye’nin savunma sanayisinin millileşmesini engellemek için kimi ülkeler belli yöntemler kullanıyorlar. Bazen savunma ürünlerini satmayarak, bazen sattıkları ürünün kullanılmasına engeller koyarak bazen de yerli üretimin önüne geçmek için ürün fiyatlarında büyük oranda indirime gidiyorlar. Türkiye tüm bu engelleme çabalarına rağmen savunma sanayinde ihtiyaç duyduğu ürünleri ve bu ürünlerin bakım ve onarım hizmetlerini yerli ve milli imkânlarla yapmaya devam etmektedir. Bu hizmetlerin önemli bir bölümü askeri fabrikalar ve tersaneler eliyle yapılmaktadır.

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri sistemde yapılan değişiklikler askeri fabrikalarda da bazı değişikliklerin yaşanmasına neden oldu. Askeri işyerleri, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü ile Tersaneler Genel Müdürlüğü olarak iki genel müdürlük çatısı altında toplandı. Türkiye’de şu anda Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren çok sayıda önemli ve başarılı askeri işyerleri mevcut. Şu anda ülkemizde 25 Ana Bakım Fabrikası, 3 Tersane ile Kuvvet Komutanlıklarına bağlı çok sayıda bakım, onarım ve destek işyerlerinde 20 bine yakın kamu işçisi çalışmaktadır. Bu fabrikalar uzun yıllardır faaliyet yaptığı için bugün savunma sanayinin geldiği noktada buradaki işgücünün önemli katkıları vardır. Savunma işkolu niteliği itibariyle tecrübeye dayandığı için işgücünün tecrübesi son derece önemlidir. Bu anlamda askeri işyerleri çok önemli tecrübeye de sahiptir. Savunma sanayinin bilinmeyen ve görünmeyen kahramanları olan askeri fabrikalarda ve tersanelerde çalışan işgücünün yaptığı önemli çalışmaları anlatmak önemlidir.

TERSANELERDE MİLLİ GEMİ ÜRETTİK

Askeri işyeri olarak üç adet tersanemiz İstanbul, Gölcük ve İzmir’de faaliyet göstermektedir.  Tersanelerimiz mevcut altyapı ve insan gücü potansiyeli ile ülkemizin ve çevre ülkelerin önde gelen tersaneleridir. Elektronik Fabrikalarımız Firkateyn, Denizaltı, Yardımcı Sınıf Gemileri ile Kara Birliklerinde Mevcut Radar, Sonar, Telsiz, E/H, Komuta Kontrol, Cayro, Parekete Sistemleri, Dâhili Muhabere Sistemleri, Top, Torpido, Güdümlü Mermi Lançer Sistemleri, Atış Kontrol ve Yakın Hava Savunma Sistemleri, Periskop ve Elektro-Optik Sistemlerin Bakım / Onarım, Overhol, Montaj, Modernizasyon ve testlerini yapma imkân ve kabiliyetine sahiptir. Mevcut tezgâhlarımız uluslararası standartlarda hassas üretim yapabilmekte, bu kapsamda gelişen teknoloji paralelinde yenilenmekte ve geliştirilmektedir.

Ülkemizin en önemli projelerinden biri olan Denizaltı Savunma Harbi ve Keşif Karakol Gemisi (MİLGEM) Projesi İstanbul Tersanesi’nde yerli imkânlarımızla askeri işyerlerimizde üretildi. Proje kapsamında ilk gemimiz olan TCG HEYBELİADA (F-511) 27 Eylül 2011, İkinci Gemi TCG BÜYÜKADA (F-512) 27 Eylül 2013 tarihinden itibaren hizmete girmiş ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapmaya başlamıştır. Üçüncü gemi TCG BURGAZADA (F-513) 18 Haziran 2016, dördüncü gemi TCG KINALIADA (F-514) ise 3 Temmuz 2017 tarihinde denize indirilmiştir.

MİLGEM Korveti, yüksek beka özelliği kapsamında sualtı patlaması şokuna dayanıklı tekne yapısına sahip olarak inşa edilmiştir. Herhangi bir lojistik destek olmadan 10 gün süreyle denizde kalış imkânına sahiptir. Teknolojik gelişmelere paralel olarak esnek ve süratle adapte edilebilir konfigürasyon yapısına sahiptir. Ayrıca 10 tonluk helikopterin gece ve gündüz iniş-kalkış yapabileceği bir özelliğe sahiptir.

MİLGEM Korveti; su üstü harbi, denizaltı savunma harbi, hava savunma harbi, keşif gözetleme, asimetrik tehditlere karşı savunma ve komuta-kontrol görevlerini icra edebilme kabiliyetine sahiptir. Bu özellikleriyle dünyanın en gelişmiş askeri nitelikli gemilerinden biridir.

SSB ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın milli imkanlarının azami oranda kullanıldığı Milli Gemi (MİLGEM) Projesiyle, Türkiye’de ilk defa günümüz teknolojisine uygun, yüksek standartlara sahip, komplike bir su üstü harp gemisinin dizayn ve entegrasyonu yerli sanayinin desteği ile milli imkanlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir. MİLGEM, İstanbul Tersanesi’nde, kamu işyerinde, kamu işçileri, subay ve astsubaylar eliyle ve milli imkânlarla yapılmıştır. Türkiye milli gemi üretiminde öyle bir performans göstermiştir ki artık ürettiği milli ürününü başka ülkelere satmaya başlamıştır.

Pakistan Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyacı olan 4 korvetin ihalesi 5 Temmuz 2018 tarihinde sonuçlandı ve ihaleyi Türkiye aldı. Bu ihale Türk savunma sanayisinde bugüne kadar bir seferde 1,5 milyar dolarlık bedeliyle en yüksek rakamlı ihracat olarak tarihe geçti. İhaleyle anahtar teslimi ve yerli ürünlerin kullanılacağı dört savaş gemisi inşası olacak. Korvetlerin ikisi Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki İstanbul Tersane Komutanlığı’nda diğer ikisi ise Pakistan’da Karaçi’de inşa edilecektir. Türkiye kendi ihtiyacı olan milli gemileri yaparken bir taraftan da ürettiği gemileri başka ülkelere satmaya başlamıştır.

HAVA BAKIM FABRİKALARI

Hava Bakım fabrikaları kapsamında ülkemizde Eskişehir, Kayseri ve Ankara’da üç önemli fabrika bulunmaktadır. Bu kapsamda bu işyerlerinin yaptığı faaliyetlerden bazı misaller verelim.

Eskişehir Tayyare Tamirhanesi olarak 1926 yılında kurulan 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, bugün 93 yaşında bir işyeridir. İşyerinde 1950’li yıllara kadar Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan pervaneli uçakların bakım ve onarımları yapılmıştır. 1950 yılından itibaren muharip jet uçaklarına yönlendirilen bakım ve onarım faaliyetlerinde 1970 yılına kadar geçen süre içerisinde F-84, F-86 ve F-100 tipi uçaklara hizmet verilmiştir. Askeri işyeri, 1968 yılında ilk jet motor yenilemesini gerçekleştirerek teknik imkân ve kabiliyetlerini genişletmiştir. 1979 yılında F-4 uçağı ile başlayan ilk kapsamlı uçak fabrika seviyesi bakım ve yenileme faaliyetlerini 1980’li yıllarda diğer uçaklara yönelik çalışmalarla devam ettirmiştir. 1992 yılında ise ilk F110 motorunun revizyonu mevcut kabiliyetlere ilave edilmiştir. 1997 yılında F-4 uçaklarının modernizasyonuyla başlatılan uçak modernizasyon projelerini ilerleyen yıllarda diğer uçaklar için gerçekleştirilen projeler takip etmiştir. 2006 yılında başlatılan çalışmalar ile Türkiye’nin ilk motor test ünitesi olan ATILIM, bu işyerinde yazılım ve donanım olarak tamamen milli imkânlarla geliştirilmiştir. 2016 yılında Milli Savunma Bakanlığı bağlısı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlanarak 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü adını almıştır.

Devamı M5 Dergisi Nisan 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir