Sanal Alemin Yeni Nesil Savaşçıları

Sanal savaşçılar, siber paralı askerler (mercenary) ya da özel güvenlik şirketlerinin devlet bağlantılı hackerları… Hangi adla tanımlarsak tanımlayalım Rusya ve Çin başta olmak üzere pekçok devletin resmi ve gayri resmi bir hacker ordusu var. Bunlar çok daha sofistike silah sistemlerini çökertmekten, devletlerin enerji nakil hatlarını ve uluslararası iletişim sistemlerini hırpalamaya kadar değişen kabiliyette ve özerklikte çalışıyorlar.

Dünyanın değişen güvenlik haritası içinde giderek daha belirgin bir yere oturan yeni aktörlerden bahsetmenin zamanı geldi. Bunlar terminolojiye yeni giren adlarıyla sanal savaşçılar, siber paralı askerler (mercenary) ya da özel güvenlik şirketlerinin devlet bağlantılı hackerları. Hangi adla tanımlarsak tanımlayalım, oldukça gri ve belirgin olmayan bir ortamda faaliyet gösterdiklerini anlamak zor değil.

Önce resmi kanallara bakalım. Rusya ve Çin başta olmak üzere pekçok devletin resmi ve gayri resmi bir hacker ordusu var ve bunlar sadece Facebook hesaplarını hacklemek ya da bankaları trollemek ile uğraşmıyor. Çok daha sofistike silah sistemlerini çökertmekten, devletlerin enerji nakil hatlarını, uluslararası iletişim sistemlerini hırpalamaya kadar değişen kabiliyette ve özerklikte çalışıyorlar.

Buna karşın NATO da boş durmuyor. 2018 Ağustos’unda NATO Merkezi’nde kurulan bir komuta merkezi ve buna destek veren Amerikan, İngiliz ve Estonya siber altyapıları ilk adım niteliğinde. Mons’daki CYOC (Siber Operasyon Merkezi) yöneten Alman Tuğgeneral Wolfgang Renner, Reuters Haber Ajansı’na verdiği demeçte “Bu alan yeni ama hızla büyüyor çünkü çok fazla tehdit altında” ifadesini kullandı. NATO bir anlamda defansta başladığı operasyonda şimdi ön almaya ve kendi siber silahlarını oluşturmaya çalışıyor çünkü her ay Rusya, Çin ve Kuzey Koreli hackerların yüzlerce saldırısı ile karşı karşıya kalıyor.

NATO ÜYELERİ TAM GÜVENDE Mİ?

Peki ama tam kapasite ile görev yaptığı anda 70 uzmanın yer alacağı merkezin askeri istihbarat birimleri ile içiçe çalışması ve anlık bilgi kullanımı yetkisine sahip olması bütün üyeler tarafından Kabul görebilir mi? NATO’da en fazla tartışılan konulardan biri de bu. 5. Madde’yi fiziksel saldırılar için işleten ittifak, siber saldırılarda da aynı yetkilere sahip olmalı mı? Ya da üye devletler siber altyapılarını ne kadar NATO’nun savunmasına açmayı kabul edebilirler? Askeri istihbaratını NATO ile herkes paylaşmayı kabul edecek midir? Türkiye gibi ülkeler bu bilgilerin terör örgütlerinin eline geçebileceği endişesini de haklı olarak taşıyor. Çok değil daha birkaç yıl önce E. Org. Işık Koşaner’in E. Org. İlker Başbuğ’un NATO ziyaretleri sırasındaki konuşmalarının kimler ve nasıl sızdırıldığını Türkiye unutmuş değil.

Devamı M5 Dergisi Nisan 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir