Editörden Mart 2019

Sevgili okuyucularımız M5’den hepinize tekrar merhaba

Birbirinden farklı ve ilgi çekici yazı ve dosyalarla yine karşınızdayız.

Bahar aylarının yaklaştığı bugünlerde güneş iyiden iyiye yüzünü göstermeye başladı. Cennet vatanımızın her köşesinde bahar bir başka güzel yaşanıyor. Baharla birlikte seçim sathına giren ülkemiz ay sonunda yine sandık başında olacak ve yerel seçimde tercih hakkını kullanacak. “Her seçim bir beka meselesidir”  diyerek seçimlerin sadece yerelde olmadığına vurgu yapan Güvenlik Uzmanı ve Yayın Koordinatörümüz Abdullah Ağar’ın bu sayıda kaleme aldığı yazıya dikkatinizi çekerek seçimin şimdiden memleketimize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ederim.

Zaman çok çabuk geçiyor. Geriye dönüp baktığımız Aralık ayında kaleme aldığım bir makale gözüme ilişti. ‘’2019, Savunma Sanayiinde Atılım Yılı Olacak‘’ demiştim o yazımda. Orada işaret ettiğim gibi, savunma sanayii hamlemiz sürüyor, yıl sonuna kadar TSK envanterine katılacak olan tüm silah ve ürünler, takvimine uygun olarak işlemekte ve ülkemize kazandırılmaktadır.

Kalemlerin en başında yer alan S-400 hava savunma sistemleri konusu ise ülke gündemindeki yerini bütün sıcaklığıyla korumaktadır. ABD’nin, “Rusya ile yaptığınız anlaşmayı bitirmediğiniz takdirde sonuçlarına katlanırsınız,” diyerek bize aba altından sopa göstermesi konunun sadece S-400 meselesi olmadığını, aslında bir biat meselesi olduğunu göstermektedir. Açık ya da üstü kapalı tehditlere aldırmadan yoluna devam eden Türkiye savunma sanayinde kendi kendine yeten bir ülke konumuna gelmiş, yıldızı parlayan bir ülke olmuştur. Bu da bir takım ülkeleri elbette rahatsız edecektir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Savunma Sanayiinde ikinci 100 günlük eylem planı açıklamasının ardından bu rahatsızlıkların daha da arttığı aşikârdır. Peki, ne var bu eylem planında; Lazer Mükemmeliyet Merkezi idari yapısının kurulması, Elektromanyetik Fırlatma Sistemi geliştirilmesi, Atak Projesi sözleşmesinin imzalanması, MİLGEM “İ” sınıfı firkateyn projesinin tamamlanması… Onlarca kalemden sadece bir kaçını yazarak bırakmalıyım, zira hepsini kalem kalem saymak mümkün değil. Bu saydığım projeler bile ülkemizin savunma sanayii alanında nereden nereye geldiğinin en güzel örnekleridir. Dünya çapında ses getiren tüm bu projelerin hayata geçmesi güçlü ve istikrarlı bir yönetim anlayışıyla başarılması kaçınılmazdır. 

Kapak konusu olarak bu sayıda MESKÛN MAHALDE SAVAŞ konusunu işledik. Doç. Dr. Fahri Erenel “Meskûn Mahallerde Muharebe Üzerine”, Dr. Emre Çıtak “Meskûn Mahal Çatışmalarında İstihbaratın Rolü”, Dr. Osman Şen “Terörle Mücadelede Meskûn Mahal Operasyonları ve Türkiye” ve Ceyhun Bozkurt’un “Meskûn Mahal Muharebeleri ve Türkiye” yazılarıyla bu konuyu enine boyuna inceledik.

“Strateji amaç ve araçlar arasındaki ilişkinin hesap edilmesidir…”

Yazısına bu alıntıyla başlayan Dr. Aydın Cetiner, “Strateji Savaşları ve Türkiye” konusunu kaleme aldı. Doğu Akdeniz’de bypass edilemeyeceğini ilan eden ve gelişmelere kayıtsız kalmayacağını gösteren Türkiye’nin tavrını ve çevresindeki gelişmeleri okuyacaksınız.

Amerikan yönetimi, eğer bir askeri film çekilecekse, bu film için teçhizat, danışman, üniforma, savaş platformları, oyunda oynayacak olan aktörler için eğitim gibi her türlü askeri desteği sağlamaktadır.” Peki, bir devlet bunu neden yapar? Bu sorunun cevabı ve çok daha fazlasını Dr. Şenol Kantarcı, Pentagon, CIA – Hollywood Stratejik İşbirliğini sizler için kaleme aldı. Kantarcı’nın yazısını dikkatle okuduktan sonra Amerikan yapımı filmlere daha farklı bir gözle bakacaksınız.

“Türk dilinin en güzel ifadeleriyle; “Ata-Yurt” ve “Ana-Yurt” kavramlarından esinlenerek, üstelik bembeyaz kar ve buzullarla kaplı olması hasebiyle “AK-YURT” şeklinde isimlendirebileceğimiz bir  “Antarktika Türk Bilim Araştırma” üssü, “Piri Reis” adıyla konuşlandırabileceğimiz “Araştırma İstasyonu” ülkemiz için kaçınılmazdır.” Bu teklif uzun yıllar ihmal ettiğimiz Antarktika için kıymetli Abdurrahman Külünk’ten geldi. Külünk, 5 asır önce Piri Reis’in haritasında yer verdiği ama biz torunlarının ihmal ettiği Antarktika için hala yapılacak çok şeyin olduğunu anlatıyor.

Nail Elhan Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilimi, Gökhan Karakuş Havacılıkta uçuş ekibi ve kaynak yönetimini, Hasan Ateş Toplumun Analizinde

Psikolojik İstihbarat ve Pratik’i,  Ersoy Güney El Kaide’yi sizler için yazdı.

Son olarak bizleri misafir eden STM Genel Müdürü Murat İkinci’ye teşekkür ederim. İkinci, Türkiye’nin bu alanda daha fazla söz sahibi olması için yapılan çalışmaları, gelecekle ilgili planlarını anlattı. Röportajı okurken yapılanları görecek ve eminim sizler de benim gibi STM ile gurur duyacaksınız.

Adını zikredemediğim bütün yazarlarımıza tekrar tekrar teşekkür ederim.

Nisan sayımızda görüşmek dileği ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir