“Hedefimiz, Teknolojide Bağımsız Türkiye”

ASELSAN Yönetİm Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün:
Hedefimiz, Teknolojide Bağımsız Türkiye

Türkiye’nin gururu olan ASELSAN, askeri elektronik alanında faaliyet gösteren, dünyada ürün yelpazesi en geniş şirketlerden biri. ASELSAN’ın önceliği milli ve yerli çözümlerle savunma alanında ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamaktır.

M5 olarak, savunma teknolojilerinin yanında enerji, ulaşım, sağlık ve gelecek nesil hücresel haberleşme gibi alanlarda ülkemizin medarıiftiharı olan ve kurulduğu günden bu yana Türk savunma sanayisi için canla başla çalışan ASELSAN’a konuk olduk. “Güçlü ve büyük Türkiye için savunmada dışa bağımlılığı en aza indirmek” amacıyla gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün ile ASELSAN’ı konuştuk.

Genç yaşta ASELSAN gibi çok kritik bir kurumun başına getirildiniz. Bu sizin açınızdan ağır bir sorumluluk, kurumsal açıdan ise yüksek dinamizm demek. 2018 Nisan’ından beri görevdesiniz. Göreve geldiğinizde ilk neyi değiştirmeyi ya da gerçekleştirmeyi hedeflediniz? Bu bağlamda ilk 6 aylık döneminizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

ASELSAN, kurulduğu günden itibaren samimiyetle ve gayretle çalışarak ülkemizin özellikle savunma alanındaki ihtiyaçlarının karşılanmasında birinci adres oldu. ASELSAN, savunma teknolojileriyle başlayan yolculuğunda ülkemizin teknolojik bağımsızlığını kamusal alanda da göstermek adına sivil çözümlere yönelerek cari açığımızı da kapatmaya katkı sağlayan örnek bir kurum oldu.

ÖNCELİĞİMİZ MİLLİ VE YERLİ ÇÖZÜMLERLE ÜLKEMİZİN İHTİYACINI KARŞILAMAK

ASELSAN, askeri elektronik alanında faaliyet gösteren dünyadaki şirketler içinde en çok ürün yelpazesine sahip olan şirketlerden biri. Telsizden termal silah dürbününe, silah kulesinden radar ve elektronik harp ürünlerine kadar katkımızın olduğu her noktada yer alıp, küçük büyük demeden, tabii ki enerjimizi de etkin kullanmak kaydıyla ihracat için çalışacağız.

Bir diğer önceliğimiz de milli ve yerli çözümlerle savunma alanında ülkemiz ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Savunma ve havacılık sanayinin yanı sıra sivil teknolojiler alanında da yenilikçi özgün ürünler üretmek, ekosistemimiz ile birlikte gelişmek, şirket birleşmeleri ve satın almaları ile büyümemizi daha da ivmelendirmek de öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor.

ASELSAN, savunma alanında elde ettiği birikimi çeşitli sivil ve güvenlik sistemlerinde de kullanmayı hedeflemek üzere yapılandı. Çift kullanımlı teknolojiler dediğimiz bu savunma ve savunma dışında kullanılan teknolojiler sayesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına hizmet etmeye, savunma dışı alanlarda da devam edeceğiz. Burada bahsi geçen sivil sistemler; ulaşım, sağlık, enerji gibi kritik önem arz eden alanlardaki sistemlerdir. Mevcut durumda bu kritik alanlarda kullanılan sivil teknolojilerin de bazı savunma ürünlerine yön vereceğini öngörüyoruz.

“TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİK BAĞIMSIZLIĞI VE GELİŞİMİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Vizyonumuz doğrultusunda ve kuruluş misyonumuzu unutmadan, başta savunma alanında olmak üzere Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı ve gelişimi için çalışmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik hedefimiz doğrultusunda uluslararası ticari ilişkileri güçlendirerek bu yeteneğimizi dünya çapında satışa döndürmeyi ve Türkiye’nin 2023 ihracat ve büyüme hedeflerine destek olmayı amaçlıyoruz.

ASELSAN’ın kuruluşu, 1975 yılında ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosuna tekabül ediyor. O dönemden bu döneme uzanan süreçte ASELSAN’ın tarihsel gelişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında bir haberleşme zaafı yaşanıyor. Bizim uçaklarımız kendi gemimizi vuruyor. Bunun üzerine “Muhabere olmadan, muharebe olmaz!” düsturuyla, haberleşme ve telsiz ürünlerimizin yerli ve kendimizin üretimi olması iradesi ortaya konuyor. Ülkenin o günkü şartları belli, devlet imkânlarını ortaya koyuyor. Millete anlatılıyor ve vatandaşımız elinde ne varsa buraya kuruluş aşamasında bağış yapıyor. Bağış defterlerinde, alyanslarını bağışlayanların ismi de var, ceketini bağışlayan simitçinin de… Tarlasını bile veren olmuş. Ve 1975 yılında kuruluyor. Çok hızlı biçimde beş yıl içinde ihtiyacımız olan ürünler tasarlanıp, üretilmiş ve ihracat yapacak seviyeye gelmiş.

Kurtuluş Savaşından Kıbrıs Barış Harekâtı’na, hatta halen süren terörle mücadelemiz savunmada yerli ve milli olma zorunluluğunu bize hatırlatıyor. Yurt dışından alınan bir silah veya sistem ne zaman gerekli olsa ambargoya konu oluyor. Paramızla bile almak için büyük mücadele veriyoruz. Güçlü ve büyük Türkiye için savunmada dışa bağımlılığı en aza indirmek hem kuruluş amacımız hem de en büyük misyonumuz.

ASELSAN’da şu anda eş zamanlı olarak yürütülen 400’ün üzerinde proje var. Bunların bir kısmı kamuoyunda da bilinen büyük projeler, bir kısmı ise güvenlik güçlerimizin ihtiyacına binaen başlanan özel projeler. Savunma sanayiinin dinamikleri gereğince ihtiyaç sahibi makam tarafından açıklanmasına izin verilmeyen hiçbir projeden bahsetmemeye büyük özen gösteriyoruz.

ASELSAN; Askeri ve Sivil Haberleşme Sistemleri, Radar ve Elektronik Harp Sistemleri, Elektro-Optik Sistemleri, Aviyonik Sistemleri, Savunma ve Silah Sistemleri, Komuta Kontrol Sistemleri, Deniz Sistemleri, Ulaşım Sistemleri, Güvenlik Sistemleri, Enerji ve Güç Yönetimi Sistemleri, Ücret Toplama ve Trafik Sistemleri gibi ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak için var gücü ile çalışıyor.

Belli başlı ürün, sistem ve çalışmalarınızdan söz edebilir misiniz?

ASELSAN silah ve savunma sistemleri konusunda 30 yılı aşkın bir tecrübeye sahip. ASELSAN mini/mikro insansız hava araçlarından balistik füzelere kadar çeşitlenen tehditlerin önlenmesine ve etkisiz hale getirilmesine yönelik hava ve füze savunma sistemlerinde önemli yetenekler kazandı. Elektromanyetik Fırlatma Sistemi konusunda da önemli bir seviyeye ulaşıldı. Gelecekte Elektromanyetik Fırlatma Sistemini kullanan farklı silahlardan da hava savunma çözümlerinde faydalanılması hedefleniyor. Akıllı mühimmatlar konusundaki çalışmalarımızı da yoğun şekilde sürdürüyoruz.

Türkiye’nin dışa bağımlılığını en aza indiren ve yüksek teknoloji içeren ASELSAN tasarımı milli sistemlerimizin başta T-129 ATAK Helikopteri, F-16 Savaş Uçağı, S-70 Black Hawk Helikopteri, HÜRKUŞ ve ANKA olmak üzere pek çok hava platformunda kullanılması sayesinde, ordumuz daha güvenilir ve etkin görev yapma kabiliyeti kazandı.

Savunma alanında daha bütünleşmiş hibrit sistemlere olan ihtiyaç giderek artıyor. Gece görüş teknolojisi ile termal görüntüyü füzyon yolu ile birleştiren Van Kedisi silah üstü dürbününü buna örnek olarak verebiliriz. Yenilikçilik ödülü alan bu ürünümüz, yakın gelecekte muharebe sahasında fark yaratacak nitelikte.
Günümüz teknolojileri değerlendirildiğinde, sualtı ortamının sağladığı doğal örtüden dolayı, denizlerdeki üstünlük çabalarının denizlerin altına doğru yöneldiği görülüyor. Bu sebeple ASELSAN, sualtı dünyasına ayrı bir önem veriyor. Torpido Karşı Tedbir Sistemleri alanında dünyadaki önde gelen firmalar ile rekabet edebilir bir seviyeye ulaştığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

Fırat Kalkanı Harekâtı ile birlikte ortaya çıkan tanklarımızın tanksavar yeteneğinin geliştirilmesi noktasındaki ihtiyaca ASELSAN tarafından kısa sürede çözüm oluşturularak, M60T tanklarımızın modernizasyonu gerçekleştirdi. Sistemlerimiz Zeytin Dalı Harekâtında başarıyla görev yaptı. Ayrıca tank ve zırhlı araçların roket ve füze tehditlerine karşı korunması amacıyla yerli ve milli Aktif Koruma Sistemleri geliştirme faaliyetleri yürütülüyor.

“ALANINDA DÜNYANIN LİDER FİRMALARI ARASINDAYIZ”

Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerimiz bugüne değin 16 ülke tarafından tercih edilmiş durumda. ASELSAN bu alanda dünyadaki lider firmalar arasında yerini aldı.

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunun (MKEK) ürettiği, uçaktan atılan serbest düşümlü bombaları yüksek doğrulukta hedefe isabet ettirmek üzere Lazer Güdüm Kitleri geliştirildi. Tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen bu kitler Türkiye’de yurt dışı bağımlılığı olmayacak şekilde üretildi ve Hava Kuvvetlerimize çok miktarda teslim edildi.

Halihazırda bine yakın insansız hava aracının teslimatı gerçekleştirildi. Yeni nesil Mini İnsansız Hava Araçlarının geliştirilmesi konusunda çalışmalarımız hızla devam ediyor.

Ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğümüz için şüpheli paketlerin uzaktan incelenmesi ve gerekirse imhasına yönelik Kaplan ve Ertuğrul Bomba İmha Robotlarını geliştirdik, teslim ettik. Yüzden fazla bomba imha robotumuz emniyet güçlerimize hizmet veriyor.

ULAK Projesi kapsamında, ticari ve kamu güvenliği uygulamalarında kullanılmak üzere Mobil İletişim Teknolojilerinde yeni nesil olarak tanımlanan LTE-Advanced teknolojisi temel alınarak geliştirilen Makrocell Baz İstasyonu, GSM operatörlerimiz tarafından kullanılmaya başlandı.

Çok ciddi bir mühendislik kabiliyetine sahibiz. Askeri sistemlerden sivil sistemlere, çok geniş bir yelpazede ürünler ve sistemler üretiyoruz. Otoyollarda ücret toplama sistemlerinin neredeyse tamamı bizim. Sağlık sektöründe cihazlar üretiyoruz. Enerji alanında yenilenebilir enerji sistemleri için güç sistemleri üretiyoruz. Bunlarla birlikte şimdi sağlık sektöründe özellikle X-Ray ve MR cihazlarının üretilmesi konusunda çalışmalarımız var. Bunlarda da ciddi bir getiri bekliyoruz. Asıl amacımız teknolojik bağlılığımızı en aza indirmek ve cari açığımızı kapatmak. Burada ciddi bir katkımız olacağını düşünüyorum.

ASELSAN’ın insan kaynakları gücünden ve sizin fikirlerinizle hayata geçirilen ASELSAN AKADEMİ’den söz edebilir misiniz?

ASELSAN ile YÖK arasında imzalanan Protokolle hayata geçirilen ASELSAN Akademi ile Üniversite ve sanayinin en güçlü yanlarını bir araya getiren yenilikçi bir model oluşturuldu. Bu sayede ASELSAN ile üniversiteler arasında organik bir bağ kurularak programa dahil olan üniversitelerin dış kampüsü haline geldik. Lisansüstü eğitim programlarımız, araştırma üniversitelerimiz arasında yer alan; Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile birlikte Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Makine Mühendisliği ve Malzeme Mühendisliği olmak üzere dört mühendislik anabilim dalı temelinde yürütülüyor.

ASELSAN Akademi, Türkiye’de uzun süredir gündemde olan sanayinin ihtiyaç duyduğu kaliteli, konusunda uzmanlaşmış personel sayısının arttırılması ve bir sanayi kuruluşunda personelin kendi alanında tez çalışmalarıyla teknoloji ve bilgi birikimini geliştirmesi ve ayrıca sürekliliğini sağlaması konusundaki yenilikçi çözümü ile ilk model olma özelliğini taşıyor. Programda temel olarak savunma sanayinde çalışan personelin lisansüstü eğitimi sırasında alacağı derslerin ve yapacağı tez çalışmasının Sanayide çalıştığı projelere göre şekillenmesi hedefleniyor. Böylece programa dahil olan öğrenci yenilikçi, ileri teknoloji uygulamaları içeren, ülkemizin millileştirme hedefine doğrudan katkı sağlayan ve ihracat kısıtını ortadan kaldıracak konularda tez çalışmaları gerçekleştirilecek. ASELSAN Akademi Lisansüstü Eğitim programı, bilim insanları ile birlikte endüstriyel hayattan çalışanların da dahil olduğu yeni bir sistem oluşturarak dördüncü nesil üniversite uygulaması için örnek bir adım teşkil ediyor.

ASELSAN’da yüzde 60’tan fazlasını mühendislerin oluşturduğu 6 bini aşkın nitelikli personel görev alıyor. ASELSAN’da var olan en önemli yatırımın, insana yapılan yatırım olduğundan hareketle; personelimizin mesleki hedeflerine ulaşma yönündeki çabaları destekleniyor. Personelimizin ASELSAN’da görevlerini ifa ettikleri çalışma alanlarındaki eğitim ihtiyaçları ile akademik çalışmaları, en üst düzeyde takip ve teşvik ediliyor.

Alt yüklenici firmalarla çalışma konusundaki bakış açınızı ve hedeflerinizi paylaşır mısınız?

ASELSAN, Türkiye’de Savunma Sanayinin önderliğini yürütüp dünya ölçeğinde yükselişini sürdürüyor. Bu süreçte elde edilen birikimin sanayiye yayılması için de çalışmalar yürütüyor. Bu doğrultuda sanayileşme modeli olarak alt yüklenici firmalarda yürütülebilecek tüm faaliyetleri firmalara aktararak yeteneklerimizi kritik teknolojilere odaklama anlayışını benimsiyoruz. Özellikle Savunma Sanayinde yeteneklerin bir araya toplandığı Savunma Sanayi Kümelenme çalışmalarına aktif katılım sağlıyoruz. Savunma sanayi eko-sistemimizin Türkiye içinde yaygınlaştırılması konusunda da çalışmaya devam edeceğiz.

Burada alt yüklenici ağımıza özellikle dikkat çekmek istiyorum. Adil ve şeffaf tedarikçi seçme ve değerlendirme sürecimiz ile nitelikli bir alt yüklenici ağı oluşturduk. Tedarik zincirimizdeki alt yüklenicilerimizin sürekli gelişimini sağlamak için eğitimler ve destekler sağlıyoruz. Böylece firmalarımızı sürekli geliştirirken aldığımız katma değeri de artırmayı hedefliyoruz.

ASELSAN’la çalışmak isteyen firmalarından beklentilerimiz; kalite süreçlerinin içselleştirilmesi, belirli bir alanda uzmanlaşma, sürdürülebilir finansal yapı, yetkin insan kaynağı ve gelişime-öğrenmeye açık olarak teknolojiyi sürekli takip etmeleridir. Bizim için tedarikçi olmak isteyen firmalar internet adresimizdeki Tedarikçiler başlığından ulaşacakları Tedarikçi Portalinden ASELSAN Aday Firma Başvurusu yapabilirler.

Teknofest, Ocak 2017 yılında faaliyete geçti. Ancak çok kısa sürede büyük ilgiyle karşılandı. Savunma sanayiine ilişkin toplumsal farkındalığı ve merakı nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye’nin tek havacılık, uzay, teknoloji festivali ‘’TEKNOFEST’’ İstanbul’da 4 gün boyunca gerçekleştirildi. Festivalde nefes kesen hava gösterilerine imza atıldı, gençler teknolojiyle buluştu, drone yarışmaları yapıldı. Teknoloji yarışmalarının kazananlarına ödüller verildi. Yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı festivalin son gününde, yeri göğü inleten hava gösterileri vardı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 22 Eylül Cumartesi günü Eşi Emine Erdoğan ile birlikte TEKNOFEST’i ziyaret ederek teknoloji tutkunu gençlerle buluştu ve festival alanını gezdi. Erdoğan, festival kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini de verdi.

ASELSAN, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı öncülüğünde 20-23 Eylül tarihleri arasında Yeni Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST’in en aktif katılımcıları arasında yer aldı. ASELSAN, TEKNOFEST’te 300 m² bir sergileme alanında ürünlerini sergiledi. ASELSAN Standında İnsan Kaynakları Uzmanları tarafından işe alım ve staj süreçleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca yine İnsan Kaynakları Uzmanları tarafından bir dakikalık mülakat etkinliği gerçekleştirildi. Standımızı ziyaret eden binlerce kişiye anı objeleri dağıtıldı. Gençlerimizin ve çocuklarımızın teknolojiye ve özellikle savunma sanayiine artan ilgisini memnuniyetle izliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir